• İnfaz indirimi içeren 27. madde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi
• Depremde can kaybına yol açan suçlar düzenlemenin kapsamı dışına çıkarıldı
• Karar, kamuoyu tepkileri ve “cezasızlık” tartışmalarının ardından geldi
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen düzenlemede kritik bir aşama geride kaldı. Paketin infaz sistemine ilişkin en tartışmalı maddelerinden biri olan 27. madde, yapılan değişiklikle kabul edildi. Buna göre, infaz indirimi ve denetimli serbestlik uygulamasını genişleten düzenleme yürürlüğe girerken, deprem suçları açık biçimde kapsam dışı bırakıldı.
Kabul edilen madde, belirli bir tarihten önce işlenen suçlar için cezaevinde kalma sürelerini fiilen kısaltan infaz hükümleri içeriyor. Açık cezaevine geçiş, denetimli serbestlik süresinin öne çekilmesi ve infaz sürelerinde esneklik sağlanması bu çerçevenin temel unsurları arasında yer alıyor. Düzenleme, cezaevlerindeki yoğunluğun azaltılması ve infaz rejiminde yeknesaklık sağlanması gerekçesiyle savunuluyor.
Ancak özellikle 6 Şubat depremleri sonrası yıkılan binalar, ihmal ve sorumluluk zinciri üzerinden yürüyen davalar, düzenlemenin en hassas başlığı haline gelmişti. İlk taslakta deprem suçlarının açıkça dışarıda bırakılmaması, kamuoyunda “depremde sorumluluğu olanlar serbest kalabilir” endişesine yol açmış, muhalefet ve depremzede yakınlarından sert tepkiler gelmişti. Bu baskıların ardından 27. madde yeniden düzenlenerek, deprem nedeniyle ölüme veya ağır yaralanmaya yol açan suçların infaz indiriminden yararlanamayacağı netleştirildi.
Böylece deprem suçları; terör, örgütlü suçlar, kasten öldürme, cinsel saldırı ve çocuk istismarı gibi ağır suçlarla birlikte infaz indirimi kapsamı dışında tutulmuş oldu. Hukuk çevrelerinde bu adım, “toplumsal vicdan açısından geri dönüş” olarak yorumlanırken, infaz sisteminde yapılan genişlemenin ise ilerleyen dönemde yeni tartışmaları beraberinde getirebileceği ifade ediliyor.
Düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Uygulamanın, on binlerce hükümlünün infaz statüsünü etkileyeceği; ancak deprem dosyalarının bu süreçten tamamen ayrı tutulacağı vurgulanıyor.




