TCMB’nin Enflasyon Raporu sonrası piyasalar yeni faiz ve kur patikasını tartışırken, Ekonomist TV yayınında değerlendirmelerde bulunan Artunç Kocabalkan dikkat çeken mesajlar verdi. Kocabalkan, Türkiye’de fiili faiz seviyesinin resmi politika faizinin oldukça üzerinde oluştuğunu ve piyasanın aslında çok daha sert bir parasal sıkılaşma yaşadığını söyledi.
Yayında yaptığı değerlendirmede Kocabalkan, mevcut durumda fiili faizlerin yaklaşık yüzde 37 seviyelerinde oluştuğunu ifade ederken, Haziran ayından sonra bu seviyenin yüzde 33 bandına kadar geri çekilebileceğini belirtti. Ancak buna rağmen Türkiye’nin hâlâ oldukça yüksek reel sıkılık ortamında olduğunu vurgulayan Kocabalkan, Merkez Bankası’nın temel stratejisinin doğrudan kuru baskılayarak enflasyonu kontrol altında tutmak olduğunu söyledi.
Özellikle döviz tarafındaki kontrollü seyirin dikkat çekici olduğunu belirten Kocabalkan, yüzde 35 seviyesinin altına inilmesi durumunda aylık devalüasyon hızının yaklaşık yüzde 1,5 civarında tutulduğunu ifade etti. Buna göre ekonomi yönetiminin temel hedefinin, Türk lirasında kontrollü ve yavaş değer kaybı oluşturarak fiyat geçişkenliğini sınırlamak olduğu değerlendiriliyor.
Ekonomist TV yayınında yapılan analizde, son dönemde rezerv birikimi, sıkı likidite politikası ve yüksek faiz ortamının birlikte çalıştırıldığına dikkat çekildi. Kocabalkan’a göre sistem şu anda klasik faiz artırımı kadar, hatta bazı alanlarda daha sert şekilde “kur çıpası” üzerinden yönetiliyor. Bu nedenle piyasanın yalnızca politika faizine değil; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, TL likiditesi ve döviz kontrol mekanizmasına birlikte bakması gerektiği vurgulandı.
Yayında ayrıca mevcut modelin sürdürülebilirliği de tartışıldı. Kocabalkan, kontrollü kur politikasının kısa vadede enflasyonu yavaşlatabileceğini ancak bunun büyüme, ihracat ve şirket bilançoları üzerinde baskı yaratabileceğini ifade etti. Özellikle yüksek finansman maliyetlerinin reel sektör tarafında yeni kırılganlıklar oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Piyasaların önümüzdeki süreçte özellikle Haziran sonrası mesajlara odaklanacağı belirtilirken; faizlerde sınırlı geri çekilme olsa bile Merkez Bankası’nın TL’yi güçlü tutma stratejisinden kısa vadede vazgeçmesinin beklenmediği ifade edildi.
Ekonomist TV’de yayınlanan değerlendirmede ayrıca yatırımcı psikolojisinin değişmeye başladığı, piyasada artık yalnızca “faiz indirimi” beklentisinin değil; “kur ne kadar kontrollü tutulacak?” sorusunun daha fazla fiyatlandığı vurgulandı.
Yayının tamamında Dr. Artunç Kocabalkan, TCMB’nin enflasyonla mücadelede ana silahının doğrudan faizden çok kontrollü kur politikası hâline geldiğini savunurken, önümüzdeki dönemde TL’nin seyri ve rezerv dinamiklerinin piyasalar açısından belirleyici olmaya devam edeceğini ifade etti.




