• Dr. Artunç Kocabalkan, MSCI revizyonlarının yalnızca teknik bir endeks değişimi değil, Türkiye piyasalarında “kurumsal temizlik” sürecinin parçası olduğunu söyledi.
• Yayında, Borsa İstanbul’daki arz dalgası, likidite sorunu ve hisse bazlı ayrışmanın yeni dönemin ana temaları olacağı vurgulandı.
• Mehmet Şimşek yönetiminin yabancı yatırımcıya verdiği “şeffaflık ve disiplin” mesajının, SPK–MASAK denetimleriyle birlikte piyasa yapısını değiştirdiği ifade edildi.
Dr. Artunç Kocabalkan, Ekonomist TV yayınında küresel piyasalar, MSCI Türkiye revizyonları, Borsa İstanbul’daki yeni denge arayışı ve Mehmet Şimşek yönetiminin piyasa stratejisini değerlendirdi. Yayında özellikle son dönemde hızlanan denetim süreçlerinin ve MSCI tarafındaki değişikliklerin, Türkiye piyasalarında yeni bir dönemin işareti olabileceği vurgulandı.
Kocabalkan, geçmişte Malezya ve Endonezya örneklerinde görülen “piyasa kalitesi” tartışmalarının artık Türkiye için de gündeme geldiğini belirterek, düşük halka açıklıklı hisselerdeki sert fiyat hareketlerinin yabancı yatırımcı açısından ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. Mehmet Şimşek’in göreve gelmesiyle birlikte kara para, terör finansmanı ve piyasa manipülasyonlarına yönelik daha sert bir çerçeve oluştuğunu ifade eden Kocabalkan, SPK ve MASAK tarafındaki adımların da bu sürecin parçası olduğunu dile getirdi.
Yayında dikkat çeken başlıklardan biri de Borsa İstanbul’daki “sessiz likidite krizi” oldu. Kocabalkan’a göre piyasadaki sorun yalnızca yüksek faiz değil; aynı zamanda artan halka arzlar ve yoğun hisse arzı nedeniyle oluşan likidite baskısı. Özellikle son dönemde gündeme gelen büyük ölçekli arzların, piyasadaki para dağılımını değiştirdiğini belirten Kocabalkan, yatırımcıların artık endeks bazlı değil, hisse bazlı düşünmesi gerektiğini söyledi.
MSCI tarafındaki revizyonların da bu çerçevede okunması gerektiğini belirten Kocabalkan, bazı hisselerin endekslerden çıkarılmasının “piyasa temizliği” ve kalite standardı açısından önemli mesajlar verdiğini savundu. Yabancı yatırımcının artık yalnızca faiz seviyesine değil; piyasa derinliği, şeffaflık, kurumsal yönetim ve regülasyon kalitesine baktığını ifade etti.
Yayında ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika yönü ve Haziran ayında olası faiz indirimi beklentileri de ele alındı. Kocabalkan, kısa vadede sert bir politika değişimi beklemediğini ancak Haziran itibarıyla faiz indirimi ihtimalinin güçlenebileceğini söyledi. Kur tarafında ise kontrollü bir seyir beklentisinin sürdüğü ifade edildi.
Küresel piyasalara ilişkin değerlendirmelerde ise Amerikan borsalarında kar realizasyonu riskine dikkat çekildi. Özellikle teknoloji ve yarı iletken hisselerinde hâlâ fırsatlar bulunduğunu söyleyen Kocabalkan, buna rağmen Wall Street’te mevcut fiyatlamaların giderek daha kırılgan hale geldiğini belirtti. Buna karşılık emtia tarafında yeni bir fazın başladığını ifade eden ekonomist, petrol, altın ve gümüşte ikinci dalga yükseliş potansiyeline dikkat çekti.
Petrol fiyatlarının yeniden 90–100 dolar bandına taşınabileceğini söyleyen Kocabalkan, altın tarafında ise kritik teknik seviyelerin aşılması gerektiğini vurguladı. Bitcoin ve Amerikan endekslerinin beklenen ivmeyi yaratamadığını ifade eden yayıncı, önümüzdeki dönemde seçici şekilde Türk hisse senetlerine geçişin daha güçlü momentum sağlayabileceğini savundu.
Yayının son bölümünde ise yüksek volatilite ortamında risk yönetiminin önemine dikkat çekildi. Forex ve VİOP işlemlerinde disiplinli pozisyon yönetimi gerektiğini belirten Kocabalkan, yatırımcıların stop-loss ve kâr realizasyonu stratejilerine daha fazla önem vermesi gerektiğini söyledi.
Programda ayrıca BSEkonomi.com üzerinden sunulan araştırma içerikleri, bilanço analizleri ve Goldswan üyelik sistemi hakkında bilgilendirme yapılırken; sosyal medyada yapay zekâ destekli sahte hesaplar ve dolandırıcılık girişimlerine karşı da izleyicilere uyarıda bulunuldu.




