• Yabancı bankaların zıt yönlü işlemleri kurda yön arayışını hızlandırdı
• Jeopolitik riskler ve rezerv tartışmaları “kur krizi” beklentisini yeniden gündeme taşıdı
• Dr. Artunç Kocabalkan: “Kur krizi çıkaracaksak onu da biz çıkarırız”
https://x.com/DrKocabalkan/status/2047061923703988456?s=20
Türkiye piyasalarında son günlerde dikkat çeken gelişme, küresel finans devlerinin Türk lirası pozisyonlarında yaşanan ayrışma oldu. Bank of America’nın TL satıp dolar aldığı, buna karşılık Citi’nin TL alıp dolar sattığı yönündeki işlemler, piyasada klasik carry trade çözülmesinin ötesinde bir tabloya işaret ediyor.
Bu tabloyu değerlendiren ekonomist Dr. Artunç Kocabalkan, sosyal medya paylaşımında piyasanın yüzeyde görünen hareketlerinin arkasında daha derin bir beklenti savaşı olduğunu vurguladı. Kocabalkan, “Carry tradeciler gider gelir… Peki gerçekten ne oluyor?” diyerek sürecin basit bir sermaye hareketiyle açıklanamayacağını ifade etti.
Kocabalkan’a göre İran kaynaklı jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve rezerv tartışmaları bazı çevrelerde kontrollü bir devalüasyon beklentisini tetikledi. Paylaşımında dikkat çeken bir diğer ifade ise şu oldu:
“İran kriziyle artan petrol ve azalan rezervler sonrasında deval olsun da rahat edelim diyen kesim var.”
Ekonomi yönetimine yönelik tartışmaların da bu süreçte hız kazandığı görülüyor. Özellikle kamuoyuna yansıyan bazı “off the record” açıklamalar ve ardından gelen düzeltmeler, piyasa güveni açısından soru işaretleri yarattı. Bankacılık sektöründen gelen çıkışlar da bu tabloyu destekledi. Kocabalkan, bazı yöneticilerin medya üzerinden ekonomi yönetimine mesaj verdiğine dikkat çekti.
Küresel cephede ise farklı bir fiyatlama dikkat çekiyor. Enerji krizine rağmen ABD piyasalarının güçlü kalması, yatırımcıların jeopolitik riski ikinci plana attığını gösteriyor. Bu durumu Kocabalkan şu sözlerle özetledi:
“ABD ve İsrail manipülasyonlu borsalar dünyanın en büyük enerji krizini umursamadı.”
Tüm bu gelişmelere rağmen piyasada tam anlamıyla bir kırılma yaşanmış değil. Nitekim eski Merkez Bankası başekonomisti Ali Hakan Kara tarafından paylaşılan verilere göre, TL’den çıkan paranın yaklaşık %40’ı yeniden geri döndü. Bu durum, sert bir sermaye kaçışı yerine kontrollü bir dalgalanma sürecine işaret ediyor.
Öte yandan Ali Çufadar’ın değerlendirmesi, mevcut dengeyi özetler nitelikte: “Kur krizi çıkmaz ama erken seçim de olmaz.” Bu görüş, ekonomik büyümenin potansiyelin altında kalmasının siyasi etkilerine de işaret ediyor.
Deneyimli ekonomi gazetecisi Erdal Sağlam ise sürecin siyasi boyutuna dikkat çekerek, ekonomi performansı ile seçim dinamikleri arasındaki gerilimin arttığını vurguluyor.
Kocabalkan’ın en çarpıcı tespiti ise yazının sonunda geliyor:
“Bir kur krizi çıkaracaksak onu da biz çıkarırız… Yerli milli krizimiz olarak.”
Bu ifade, piyasalarda dış şoklardan çok iç dinamiklerin belirleyici olabileceğine işaret ediyor. Mevcut tabloda kurda ani bir kırılma beklentisi zayıf görünse de, jeopolitik riskler, politika iletişimi ve sermaye hareketleri üçgeninde volatilitenin devam edeceği öngörülüyor.




