ÇİFTÇİ TEPKİLİ: “ÜRÜN PAHALI OLUNCA İTHALAT, UCUZLAYINCA KİMSE YOK”
Ali Ekber Yıldırım, patates üreticilerinin son iki yıldır yaşadığı yapısal sorunları net bir dille gündeme taşıdı. Yıldırım, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şunları söyledi:
“Çiftçinin sesini duyan yok mu?
Afyon’da ve diğer üretim bölgelerinde patates tarlada iki yıldır aynı fiyata, kilosu 4-5 liradan satılıyor. Maliyeti 7-8 lira.
Bir ürünün fiyatı biraz artınca ithalat kapıları açılıyor, ihracat yasaklanıyor. Çiftçinin ürünü tarlada kalınca, fiyat düşünce neden önlem alınmıyor?”
Yıldırım’ın bu çıkışı, son dönemde tarımsal fiyat regülasyonu uygulamalarına yönelik artan eleştirileri yeniden alevlendirdi.
📉 ÜRETİCİ ZARARINA SATIYOR, DESTEK YOK
Afyon, Niğde ve Kayseri gibi Türkiye’nin önemli patates üretim bölgelerinde çiftçiler, ürünlerini 7-8 TL maliyetle üretip 4-5 TL’ye satmak zorunda kalıyor. Bu da çiftçiyi ciddi zarar ettiriyor.
Üreticiler;
- Girdi maliyetlerinin (gübre, mazot, sulama, işçilik) sürekli arttığını,
- Buna karşılık satış fiyatlarının 2 yıldır neredeyse sabit kaldığını,
- Ürünün elde kalmasına rağmen kamusal alım ya da ihracat desteği sağlanmadığını belirtiyor.
🚫 FİYAT YÜKSELİNCE TEDBİR, DÜŞÜNCE SESSİZLİK
Sektör temsilcilerine göre patates gibi temel ürünlerde yaşanan bu döngü, tarımsal regülasyon politikasının çiftçi aleyhine işlediğini gösteriyor.
🟥 Fiyat artınca:
- İhracat yasaklanıyor
- İthalat izni çıkarılıyor
- Stok baskısı oluşturuluyor
🟦 Fiyat düşünce:
- Hiçbir müdahale yapılmıyor
- Ürün tarlada kalıyor
- Destek alım politikası işletilmiyor
Ali Ekber Yıldırım’ın da dikkat çektiği nokta tam da bu:
“Fiyat düşünce neden kimse harekete geçmiyor?”
Bsekonomi Notu:
Tarımda kısa vadeli reflekslerle yürütülen fiyat politikaları, üreticinin planlama yapmasını zorlaştırıyor. Patates gibi temel ürünlerde sürdürülebilir bir modelin kurulabilmesi için;
- Girdi maliyetlerine endeksli taban fiyat,
- Fiyat istikrar fonları,
- İhracat–ithalat politikalarında öngörülebilirlik şart.
Aksi halde tarımdaki “üretirken kaybetme döngüsü” daha da derinleşecek. Ve çiftçinin sesi, tarladan değil borçlu icra dairelerinden duyulacak.




