Finansmana erişimin daraldığı, talebin zayıfladığı bu dönemde kira stopajı işletmelerin en ağır maliyet kalemlerinden biri hâline geldi.
Reel sektör temsilcileri, pandemi döneminde uygulanan yüzde 10 stopaj indirimine geri dönülmesini talep ediyor.
Yüksek kiralar ve stopaj yükü, fiyat rekabetini zayıflatarak dezenflasyon sürecini de olumsuz etkiliyor.
Türkiye’de işletmelerin üzerindeki baskı, artık sadece kredi kanallarındaki daralmayla açıklanamayacak kadar geniş bir maliyet sarmalına dönüşmüş durumda. Özellikle imalat ağırlıklı firmalarda kira giderleri kısa süre içinde üç haneli seviyelere gelirken, buna eklenen yüzde 20’lik kira stopajı işletme sermayesini doğrudan tüketen bir kaleme dönüştü. Sektör temsilcilerinin talebi net: En azından dezenflasyon süreci boyunca stopaj yeniden yüzde 10’a inmeli.
Ayakkabı, tekstil ve diğer emek yoğun sektörlerin çatı örgütleri, işçilik, enerji ve hammadde fiyatlarındaki oynaklıkla birlikte kira stopajının firmaların nefesini tükettiğini söylüyor. TASD Başkanı Berke İçten’in ifadesi durumu özetliyor: “Üretici son kurşunlarını atıyor.” Artan kiraların üzerine yüzde 20 stopaj bindiğinde nakit akışı bozuluyor; firmalar ya sermayeden yiyor ya da borçlanarak günü kurtarıyor. Bu tablo, ihracat fiyatlarını da baskılayarak rekabet gücünü zayıflatıyor.
İSO Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çetin’in hesabı çarpıcı: Sektörde gelir 10 birimse gider 12 birime çıkmış durumda. Bu fark krediyle, özkaynakla veya ertelemeyle kapatılıyor. Stopajın geçici süreyle yüzde 10’a indirilmesi taleplerin merkezinde çünkü bu indirim, doğrudan işletme sermayesine dönen hızlı bir destek anlamına geliyor.
İkitelli OSB Başkanı Mustafa Keskin ise stopajı sadece bir vergi yükü değil, yatırım iştahını öldüren bir maliyet olarak tanımlıyor. Yüksek stopajın firmaların finansal esnekliğini azalttığını, kapasite artışı ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını ötelediğini vurguluyor. Sanayicinin elinde daha fazla kaynak kalması, bölgeye yeni yatırımların çekilmesi açısından stratejik önem taşıyor.
İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel de aynı noktaya dikkat çekiyor: Kira artışları son iki yılda kontrolden çıktı. Ortalama bir imalathane 150–200 bin TL kira ödüyor; bunun stopaj maliyeti uygulamada yüzde 25’e ulaşıyor. Net 200 bin TL kira ödeyen bir işletme, devlete her ay 50 bin TL stopaj ödüyor — yıllık 600 bin TL. Bu yük fiyatlara yansıtıldığında enflasyonist etki yaratıyor; tam da bu nedenle stopaj indirimi dezenflasyon sürecine katkı sağlayabilir.




