• 19 Aralık haftasında tüketici kredilerinde düşüş devam ederken ticari kredi faizi yukarı yönlü ayrıştı
• Bankaların fonlama maliyetleri gerilerken kredi–mevduat makası korunuyor
• Piyasa faizleri TCMB’nin aylık basit repo oranına doğru kademeli bir yakınsama sergiliyor
19 Aralık haftasında açıklanan verilere göre, vergi hariç aylık basit faizler bazında tüketici kredilerinde düşüş eğilimi sürerken, ticari kredilerde yukarı yönlü ayrışma dikkat çekti. Grafik ve haftalık akım verileri, para politikasındaki sıkılığın tüketici tarafında kademeli çözülmeye işaret ettiğini, ancak reel sektör kredilerinde temkinli duruşun devam ettiğini gösteriyor.
Tüketici kredileri cephesinde en yüksek faiz oranı ihtiyaç kredilerinde görülmeye devam etti. İhtiyaç kredisi faizi haftalık bazda 0,06 puan gerileyerek yüzde 3,82 seviyesine indi. Konut kredisi faizi yüzde 2,67’ye düşerken haftalık gerileme 0,03 puan oldu. Taşıt kredilerinde ise faiz oranı yüzde 2,42’ye inerken düşüş 0,02 puanla sınırlı kaldı. Bu tablo, hanehalkı kredilerinde faiz indiriminin yavaş ama istikrarlı şekilde sürdüğünü ortaya koyuyor.
Buna karşılık ticari kredilerde yön tersine döndü. Ticari kredi faizi 0,37 puan artışla yüzde 43,49 seviyesine yükseldi. Bu ayrışma, bankaların reel sektöre kullandırdığı kredilerde risk primi ve seçiciliğin korunduğuna işaret ediyor. Para politikasındaki sıkılığın en belirgin hissedildiği alanın hâlâ ticari krediler olduğu görülüyor.
Bankaların alternatif fonlama maliyetlerinde ise düşüş eğilimi öne çıkıyor. İki ay vadeli mevduat faizi 0,05 puan gerileyerek yüzde 3,26’ya indi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın aylık basit repo faizi 0,12 puan düşüşle yüzde 3,21 seviyesine gerilerken, 5 yıllık tahvil faizi de 0,04 puan düşerek yüzde 2,48 oldu.
Grafik genelinde bakıldığında, piyasa faizlerinin TCMB’nin aylık basit repo oranına doğru kademeli bir yakınsama sergilediği görülüyor. Tüketici kredilerindeki düşüş, parasal sıkılığın hanehalkı tarafında yumuşatılmaya başlandığını düşündürürken; ticari kredilerdeki artış, büyüme ile enflasyon dengesi arasında Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor.
Faiz cephesindeki bu görünüm, kredi kanallarının homojen biçimde açılmadığını; para politikasının etkilerinin sektörler arasında farklılaştığını net biçimde ortaya koyuyor. Bankacılık sistemi açısından ise mevduat ve repo maliyetlerindeki düşüşe rağmen kredi fiyatlamasında ihtiyatlı çizginin sürdüğü bir döneme işaret ediyor.




