4 Milyar Dolarlık Havalimanı Anlaşmasıyla Türk Konsorsiyumu Suriye’de Yeni Bir Sayfa Açtı
Türkiye merkezli Kalyon İnşaat, Cengiz İnşaat ve TAV’ın da yer aldığı uluslararası konsorsiyum, Şam Uluslararası Havalimanı’nın yeniden inşası için Suriye yönetimiyle 4 milyar dolarlık dev bir anlaşmaya imza attı. Katar’dan UCC ve ABD merkezli Assets Investments şirketinin de dahil olduğu iş birliği, Suriye’nin savaş sonrası altyapı dönüşümünde Türkiye’nin ağırlığını pekiştiriyor.
Siyasi boyut: Anlaşma, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın huzurunda imzalandı. Bu da Türkiye’nin sadece ekonomik değil, diplomatik olarak da Şam yönetimiyle kurumsal düzeyde temasını artırdığına işaret ediyor.
Askeri ve güvenlik yansımaları: Havalimanı projesi; hava trafiği, lojistik akış ve sınır güvenliği açısından Suriye’nin ulusal altyapısının yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Türkiye için ise bölgesel istikrar, enerji güvenliği ve göç yönetimi gibi stratejik başlıklarda kaldıraç oluşturma potansiyeli taşıyor.
Proje Detayları: Şam Havalimanı 31 Milyon Yolcu Kapasitesine Ulaşacak
- Toplam maliyet: 4 milyar dolar
- Uygulama süreci: 4 fazda tamamlanacak, 8 yıl içinde bitirilmesi planlanıyor
- Hedef kapasite: Yıllık 31 milyon yolcu
- Yapımcılar: Kalyon, Cengiz, TAV, UCC (Katar), Assets Investments (ABD)
Proje tamamlandığında, Şam Havalimanı’nın Ortadoğu’nun yeni bölgesel hava trafiği merkezlerinden biri olması bekleniyor.
Enerjide de Büyük Hamle: 7 Milyar Dolarlık Ek Proje Masada
Hatırlanacağı üzere, Mayıs ayında yine Kalyon ve Cengiz Holding liderliğindeki bir konsorsiyum, Suriye Enerji Bakanlığı ile 7 milyar dolarlık enerji yatırım anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşmayla 5000 MW üretim kapasiteli altyapı kurulması ve yıllık 35 milyar kWh elektrik üretimi hedefleniyor.
Bu yatırımların toplam büyüklüğü, Türkiye merkezli şirketlerin Suriye’deki ekonomik varlığını 11 milyar dolara taşıdı.
Yatırımcılar Ne Anlamalı?
TAVHL Hissesi: Haberin duyulmasının ardından yatırımcılar TAVHL (TAV Havalimanları Holding) hisselerine yeniden ilgi gösterebilir. Bölgedeki istikrar artışı ve projeden gelecek uzun vadeli gelirler, hisse için değerleme artışı anlamına gelebilir.
Jeopolitik Riskler: ABD-Türkiye-Suriye üçgenindeki enerji ve altyapı yatırımlarının büyüklüğü, gelecekteki siyasi dalgalanmalara karşı daha fazla dikkat gerektiriyor. Ancak diplomatik normalleşme süreci yatırımcı güvenini destekliyor.
Türk Müteahhitliği İçin Sınav: İstanbul Havalimanı gibi mega projelerde deneyim sahibi Kalyon ve Cengiz için bu proje aynı zamanda uluslararası güven tazeleme ve bölgesel prestij açısından büyük önem taşıyor.




