Türk lirası cinsi devlet tahvillerinde son dönemde alışılmadık bir hareketlilik yaşanıyor. Yabancı ilgisi sınırlı kalsa da hane halkı ve şirketlerin portföylerindeki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı.Merkez Bankası verilerine göre TL cinsi devlet tahvillerinin yazılı değer üzerinden büyüklüğü yılbaşından bu yana %40 arttı. Özellikle 19 Mart’taki siyasi şok sonrası hane halkı ve şirketlerin yönelişi öne çıktı.
- Hane halkı: Tahvil portföyünü yılbaşından bu yana %239, 19 Mart’tan bu yana %102 büyüttü.
- Şirketler: 2023 ortasında küçülttükleri portföylerini yeniden artırarak yılbaşından bu yana %285, 19 Mart’tan bu yana %184 büyüme kaydetti.
Bu alımların etkisiyle hane halkının toplam TL tahvil stoku içindeki payı %1,17’den %2,82’ye, şirketlerin payı ise %0,25’ten %0,78’e çıktı. Yani şirketler toplam paylarını üçe katladı.
Stopaj avantajı ve faiz beklentisi
Tahvillere yönelişin en önemli motivasyonu sıfır stopaj. Bireysel yatırımcı için vergisiz getiri öne çıkarken, şirketler tarafında düşen faizlerle daha yüksek iç verim oranı (IRR) yakalama hedefi belirleyici. Sipay Ödeme Hizmetleri’nden Eren Kuru, mart sonrası yurtdışı risklerin azalması, yurtiçinde de siyasi haber akışının yavaşlamasıyla TL tahvillerde primlenme görüldüğünü, yatırımcıların mevduattan tahvile kademeli geçiş yaptığını vurguluyor.
Yabancı halen temkinli
Yabancı yatırımcıların TL tahvil portföyü ise yılbaşından bu yana %4,2, 19 Mart’tan bu yana %20 küçüldü. Analistlere göre bu tablo eylül-ekimde değişebilir. Çünkü Hazine’nin önünde yoğun bir borç servisi var ve ihraç takvimi yabancı ilgisini yeniden test edecek.
Yoğun borç takvimi
Eylülde 256 milyar TL, ekimde 263 milyar TL iç borç itfası var. Üstelik ödemelerin önemli kısmı faizden oluşuyor:
- Eylül: 201,9 milyar TL faiz
- Ekim: 137,3 milyar TL faiz
Bu yük, Hazine’nin sürekli itfa hacminin üzerinde borçlanma yapmasının temel nedenini gösteriyor.
2 ve 5 yıllık tahvillere yoğun ilgi bekleniyor
Eylül ayında 2 ve 5 yıllık sabit kuponlu, 7 yıllık değişken faizli ve 4 yıllık TLREF endeksli tahviller yeniden ihraç edilecek. Ayrıca 10 yıllık sabit kuponlu yeni bir tahvil piyasaya çıkacak. Ekimde ise TÜFE bağlantılı tahviller ilk kez devreye girecek. Bu ihraçların, enflasyondan kaygılı yatırımcıya yeni seçenekler sunarken Hazine’nin fonlama tabanını da genişletmesi bekleniyor.
Sonuç
TL tahvillerine yeniden artan iç talep, faiz indirimleriyle birlikte önümüzdeki dönemde daha da güçlenebilir. Vergisiz getiri bireysel yatırımcıyı, yüksek IRR arayışı şirketleri, borçlanma ihtiyacı da Hazine’yi aynı masada buluşturuyor. Yabancıların ise bu tabloya ne ölçüde dahil olacağı, eylül ve ekimdeki ihraçlarla netleşecek.




