Murat Aysan’ın paylaştığı tablo, 2024–2025 döneminde TL’nin yönünün doğru ancak hızının yavaş kaldığını ortaya koyuyor.
Resmî TÜFE verisi baz alındığında reel faiz artarken, döviz bazlı reel getirilerde belirgin bir gerileme görülüyor.
Faiz artışına rağmen kurdaki hız kaybı, TL’nin reel performansını sınırlayan temel unsur olarak öne çıkıyor.

Murat Aysan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı ve 2024–2025 yıl sonu karşılaştırmasını içeren tablo, Türkiye’de para politikasının yönü ile piyasa dinamikleri arasındaki farkı net biçimde ortaya koyuyor. Aysan, paylaşımında “Yön doğru ama hız yavaş” ifadesini kullanarak, mevcut sıkılaşmanın etkisinin sınırlı kaldığına dikkat çekti.
Tabloya göre 2024 yıl sonunda 35,28 olan dolar kuru, 2025 yıl sonunda 42,96’ya yükselerek yüzde 21,77 artış gösterdi. Euro/TL ise aynı dönemde 36,74’ten 50,58’e çıkarak yüzde 37,67 oranında arttı. Sepet kurda yıllık artış yüzde 29,88 olarak gerçekleşti. Buna karşılık yıllık TÜFE enflasyonu yüzde 44,38’den yüzde 30,89’a geriledi.
TLREF yıllık getirisi 2024’te yüzde 63,10 iken 2025’te yüzde 54,87 seviyesine düştü. Buna rağmen enflasyondaki gerileme sayesinde TÜFE’ye göre reel faiz yüzde 12,97’den yüzde 18,32’ye yükseldi. Bu tablo, resmî enflasyon verisi baz alındığında reel faiz alanının genişlediğini gösteriyor.
Ancak döviz bazlı reel getirilere bakıldığında farklı bir resim ortaya çıkıyor. Aysan’ın hesaplamasına göre, dolar bazlı reel getiri yüzde 33,94’ten yüzde 27,18’e, euro bazlı reel getiri yüzde 18,47’den yüzde 12,49’a geriledi. Sepet kura göre reel getiri de yüzde 25,58’den yüzde 19,24’e düştü. Bu kalemlerdeki gerileme, faiz artışına rağmen kur hareketlerinin reel kazancı törpülediğine işaret ediyor.
Aysan, paylaşımında özellikle iki noktaya dikkat çekiyor. İlki, TÜFE tartışmasına girmeden resmî verinin esas alınmasının analizi sadeleştirdiği. İkincisi ise döviz tarafında faiz hesabının yapılabileceğini ancak bu çalışmada bilinçli olarak sıfır kabul edildiği. Bu varsayımlarla ortaya çıkan tablo, TL’nin reel olarak hâlâ güçlü bir getiri sunduğunu ancak bu getirinin hız kaybettiğini gösteriyor.
Ortaya çıkan çerçeve, para politikasında yönün değişmediğini ancak kur dinamikleri ve getiri hızının, sıkılaşmanın etkisini sınırladığını düşündürüyor. Aysan’ın ifadesiyle tablo, doğru yönde ilerleyen fakat ivme kaybeden bir dengeye işaret ediyor.




