📰 Murat Aysan Yorumu: “Bugün yapılan 8 aylık, iskontolu bonoya 33.8 Milyar talep gelirken, 41.47% basit, 44.15% bileşik faizle 19.5 Milyarlık satış oldu.”
“4 yıllık TLREF tahvile ise 168.2 Milyarlık rekor talep geldi ve 77.8 Milyarlık satış yapıldı.
Hazine iki ihale ile bu ay yapacağı 376.4 Milyarlık borçlanmanın neredeyse 100 Milyarını yapmış oldu.”
Murat Aysan’ın bu dikkat çekici yorumu, piyasaların faiz patikasına dair derin bir okumaya işaret ediyor. TLREF gibi uzun vadeli ama değişken faizli bir enstrümana gelen bu ölçekteki talep, yatırımcıların sabit faizli kısa vadeli kağıtlardan uzaklaştığını, buna karşılık enflasyona ve Merkez Bankası kararlarına duyarlı ürünlere yöneldiğini ortaya koyuyor.
Asıl dikkat çekici mesaj ise şurada yatıyor:
“Vadesi uzun olmasına karşılık TLREF’e gelen talebin tek açıklaması, piyasanın kısa vadeli faizlerin uzun süre uzun faizlerin üzerinde kalacağını fiyatlaması olabilir.”
Yani piyasa, kısa vadeli faizlerin inmesini beklemiyor. Aksine, mevcut yüksek faiz düzeyinin uzunca bir süre sabit kalacağını varsayıyor. Bu da değişken faizli tahvilleri cazip kılıyor.
Yarın ise, gözler bu kez 27 Eylül 2034 vadeli, en uzun tahvile çevrilecek. Bu tahvil yeniden ihraç edilecek. Geçtiğimiz Cuma günü %30.76 bileşikle işlem gören bu kağıt, bugün %31.43’e kadar yükseldi. Faiz eğrisinin yukarı yönlü kayması, Hazine’nin uzun vadede daha yüksek maliyetle borçlanabileceğini gösteriyor.

📍 BSekonomi Notu: Yatırımcı Bundan Ne Anlamalı?
- 📌 Kısa vadeli faizlerde geri çekilme beklentisi yok. Piyasa, faizlerin uzun süre yüksek kalacağını net şekilde fiyatlıyor.
- 📌 Bu yüzden sabit getirili kısa vadeli kağıtlar yerine, değişken faizli tahviller ön plana çıkıyor.
- 📌 TLREF’e gelen talep, profesyonel yatırımcıların Merkez Bankası’nın 2025 sonuna kadar sıkı kalacağına inandığını gösteriyor.
- 📌 2034 tahvilinin faizindeki yükseliş, uzun vadede borçlanmanın daha da pahalılaşabileceği bir risk algısını yansıtıyor.
🎯 Stratejik mesaj: TL’de faiz indirimi “her toplantı masada” dense de, piyasa bunu fiyatlamıyor. Yatırımcı bu yeni normalin “uzun süreli bir denge” olduğunu göz önünde bulundurmalı.




