- Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 9. Future Investment Initiative (FII) zirvesinde, Türkiye’nin dünya teknoloji devlerini ülkeye çekmeye yönelik kararlılığını vurguladı.
- Şimşek, küreselleşmenin büyüme motoru olduğunu fakat “veri gizliliği, siber güvenlik, stratejik özerklik” gibi alanlarda yeni dengeler gerektiğini belirtti.
- Dijital dönüşümde yatırımın anahtar haline geldiğini söyleyen Bakan, verinin yerelde tutulmasını öngören “güvenilir bulut” düzenlemesinin yatırımcılar açısından engel olarak algılandığını kabul etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen 9. Future Investment Initiative (FII- Geleceğe Yatırım Girişimi) kapsamında “Egemenlik ve Küreselleşme Arasındaki Denge Nedir” başlıklı panelde konuştu.
Bakan Şimşek, panelde yaptığı konuşmada, “Küreselleşme, global büyümenin en güçlü motorlarından biri oldu. 1990’dan bu yana küresel ticaret hacmi neredeyse altı kat artarken, bir milyar insan yoksulluktan kurtuldu. Bu yüzden ekonomiler dışa açık kalmayı önceliklendirdiler. Biz de Türkiye olarak dışa açık kalmaya devam ettik. Bölgesel ve küresel entegrasyonun öneminin farkındayız, faydalarını da görüyoruz” dedi.
Küreselleşmenin sunduğu faydaların yanında bazı alanlarda risklerin azaltılması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Şimşek, “Örneğin, enerjide arz güvenliği, küresel pandeminin de ortaya koyduğu gibi sağlık ve biyoteknoloji alanı ve yapay zeka gibi alanlarda hem iş birliğine açık kalmayı hem de kendi kabiliyetlerimizi geliştirmeyi önemsiyoruz. Veri konusunda; veri gizliliği ve siber güvenlik gibi kritik konular kendi yetkinliğimizi inşa etmemizi gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Şimşek ayrıca, genel olarak küreselleşmenin faydalarına inanmakla birlikte, onun yol açtığı dengesizlikleri de yönetmek zorunda olduklarını dile getirerek, “İşte bu noktada toplumsal ve siyasal tepkiler devreye giriyor. Eğer küreselleşmenin olumsuz etkilerini doğru politikalarla hafifletebilirsek, toplumdaki tepkileri de azaltmak mümkün olur. Sonuç olarak, bugün tamamen küreselleşmeden kopma değil, riskleri azaltma dönemindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.




