• Hazine ve Maliye Bakanlığı, faiz politikasına dair “özel bilgilendirme” iddialarını net şekilde yalanladı
• Dr. Artunç Kocabalkan, söz konusu söylemleri “manipülasyon” olarak nitelendirdi
• Piyasalarda “yabancıya ayrıcalık” tartışması, iletişim ve güven ekseni üzerinden yeniden alevlendi.

Türkiye’de para politikası etrafında dönen “yabancı yatırımcıya özel bilgi verildi” tartışmaları, Mehmet Şimşek liderliğindeki Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı resmi basın duyurusuyla yeni bir faza geçti. Görselde yer alan açıklamada Bakanlık, yerli ve yabancı yatırımcılarla yapılan hiçbir toplantıda faiz politikası hakkında yorum yapılmadığını açık şekilde vurguladı. Ayrıca Reuters kaynaklı haberlerde yer alan değerlendirmelerin “izlenim” olduğu ve Bakanlık ile ilişkilendirilemeyeceği ifade edildi.
Bu resmi çerçevenin hemen ardından ekonomist Dr. Artunç Kocabalkan’dan gelen sert çıkış dikkat çekti. Kocabalkan, sosyal medya paylaşımında “TCMB yabancılara faiz konusunda bilgi vermişmiş, yerlilere vermemiş… Medyum Memiş bile güler buna” ifadeleriyle iddiaları doğrudan hedef aldı. Piyasa yapısının doğasına vurgu yapan Kocabalkan, bilgi akışının kapalı devre kalamayacağını belirterek “Herkes o toplantı daha bitmeden orada ne konuşulduğunu öğrenir” dedi.
Bankacılık sistemine referansla yaptığı değerlendirme, tartışmanın teknik boyutunu öne çıkardı. Türkiye’de faaliyet gösteren büyük finansal kurumların hazine ve araştırma ekiplerine işaret eden Kocabalkan, “İşbankası, Akbank, Yapı Kredi, Garanti BBVA, HSBC, TEB BNP Paribas… Bunların hepsi akıllı, bilgili, tecrübeli ve donanımlı ekonomistlerle dolu. Yok mu orada temsilcileri sanıyorsunuz?” sözleriyle, piyasa içi bilgi simetrisine dikkat çekti.
Kocabalkan’a göre asıl mesele, bilgi akışı değil; bu bilgi üzerinden oluşturulan algı. Özellikle faiz artışı beklentisinin “kaçınılmaz” bir politika tercihi gibi sunulmasının bilinçli bir yönlendirme olduğunu savunan ekonomist, “Hâlâ bu tip manipülasyonlarla faiz artırımı bir mecburiyet gibi sunuluyor… tek derdi para kazanma olan tetikçi trader ve ekonomist görünümlü kişilerin yanında yer almak… Pes diyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Kocabalkan, TCMB’nin bağımsızlığı konusunu ayrı bir eleştiri alanı olarak konumlandırdı. “TCMB siyasi gücün etkisinde ve tam bağımsız olmayabilir. Bununla eleştirebilirsiniz” diyerek kurumsal yapıya yönelik eleştiriyi meşru gördüğünü belirtti. Ancak “yabancıya özel bilgi verildiği” iddiasını net şekilde reddederek, “Bunu yaparlarsa orada barınamazlar” ifadesini kullandı.
Piyasa tarafında ise bu tartışma, sadece bir iletişim krizi olarak değil, aynı zamanda beklenti yönetimi savaşı olarak okunuyor. Enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve enflasyon patikası üzerinden şekillenen faiz tartışması, bilgi akışından ziyade bu bilginin nasıl çerçevelendiği üzerinden fiyatlanmaya devam ediyor. Bu bağlamda yayımlanan resmi duyuru ve Kocabalkan’ın çıkışı, aynı tartışmanın iki farklı cephesini temsil ediyor: biri kurumsal netlik, diğeri piyasa içi algı savaşı.




