CHP’de Kurultay Davası ve Kılıçdaroğlu’nun Sessizliği: 15 Eylül’e Doğru
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin iptal davası yaklaşırken, Ankara kulisleri hareketlendi. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tavrına dair iddialar siyasetin gündemine oturdu. 22 aydır davaya dair tek cümle kurmayan Kılıçdaroğlu’nun, 15 Eylül’e kadar sessizliğini koruyacağı ve mahkemenin kararına uyacağı öne sürülüyor.
Kılıçdaroğlu’nun Pozisyonu
tv100’deki Başak Şengül ile Doğru Yorum programında konuşan gazeteci Sinan Burhan, Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklardan aldığı bilgileri paylaştı:
- Kılıçdaroğlu, mahkemede davacı değil; ancak kamuoyunda sanki davayı açan kendisiymiş gibi bir algı yaratıldığı ifade ediliyor.
- Eski genel başkan, çevresine 22 aydır bu konuda hiçbir yorum yapmadı.
- 15 Eylül’deki duruşmaya kadar da sessizliğini sürdürecek. Mahkemenin vereceği karar “mutlak butlan” olursa, buna uyacağını söylüyor.
Burhan’a göre, sosyal medyada ve medyada hakarete varan linç girişimlerine rağmen Kılıçdaroğlu, diyalog kapısını kapalı tutmama niyetinde.
Kurultay Dosyası ve Hukuki Süreç
- CHP’nin 4–5 Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan iptal davası, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülüyor.
- Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegelerin başvuruları tek dosyada birleştirildi.
- 30 Haziran’daki duruşmada, kurultayda usulsüzlük suçlamasıyla açılan ceza davasının sonucunun beklenmesine karar verildi.
- 8 Eylül için belirlenen duruşma, CHP’nin 4–9 Eylül etkinlikleri nedeniyle ertelendi ve 15 Eylül saat 10.00’a bırakıldı.
Piyasa ve Siyasi Etki
- Siyasi belirsizlik: CHP’deki iç tartışmalar, yerel seçimler sonrası şekillenecek muhalefet stratejisi açısından kritik. Belirsizlik, muhalefet blokunun koordinasyonunu zorlaştırıyor.
- Piyasa algısı: Türkiye piyasaları doğrudan CHP davasından etkilenmese de, siyasi belirsizlik TL üzerindeki risk primini artırıyor. Yatırımcıların en çok dikkat ettiği konu, muhalefetin seçim dönemlerinde bütünlük sağlayıp sağlayamayacağı.
- Kurumsal etkiler: Partinin iç hukuk düzeni ve kurultay süreçlerinin yargıya taşınması, Türkiye’de siyasal kurumların istikrarına dair soru işaretlerini derinleştiriyor.
Sonuç
15 Eylül’deki duruşma, yalnızca CHP’nin iç işleyişi için değil, Türkiye siyasetinde muhalefetin geleceği için de belirleyici olacak. Kılıçdaroğlu’nun sessizliği, davayı kişisel bir hesaplaşmadan uzak tutma çabası olarak yorumlanırken; mahkemenin vereceği karar, CHP’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi hattı da doğrudan etkileyecek.
Kısacası, CHP’de kurultay davası sadece hukuki değil; siyasi ve stratejik sonuçlarıyla da piyasanın “belirsizlik endeksi”ni yükseltiyor.




