Erdoğan’ın Çin Temasları: Şanghay Zirvesinde Ekonomi ve Jeopolitik Denge Arayışı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağustos sonunda Çin’in Tiencin bölgesinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi’ne katılarak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüştü. Ziyaret, Türkiye’nin ŞİÖ’de “diyalog partneri” statüsünü ekonomik ve jeopolitik işbirliğiyle güçlendirme amacını taşıyor.
Ekonomik Gündem: Yatırımlar, Ticaret ve Kuşak-Yol
- Dengeli ticaret: Erdoğan–Şi görüşmesinde, iki ülke arasındaki ticaret açığının yatırımlarla dengelenmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye, Çin sermayesinin özellikle enerji, dijital teknoloji, sağlık ve turizm gibi sektörlere yönelmesini teşvik etti.
- Orta Koridor–Kuşak-Yol entegrasyonu: Ankara, Bakü–Tiflis–Kars hattı üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’u, Çin’in Kuşak-Yol İnisiyatifi ile uyumlaştırma konusunda ısrarcı. Bu, lojistik zincirlerde çeşitliliği artırarak küresel ticaret akışında Türkiye’nin rolünü güçlendirme hedefi taşıyor.
- Finans ve teknoloji: Görüşmede dijital ödeme sistemleri, enerji verimliliği projeleri ve sağlık teknolojilerinde işbirliği gündeme geldi.
Jeopolitik Boyut: Ortadoğu ve Avrupa’ya Yansımalar
- Gazze ve bölgesel krizler: İki lider, Gazze’deki insani kriz, Ukrayna-Rusya savaşı ve Suriye’nin yeniden inşası gibi başlıkları ele aldı. Bu noktada Çin, Türkiye ile birlikte “küresel Güney’in ortak çıkarları” vurgusunu öne çıkardı.
- Tek Çin politikası: Türkiye, Pekin’in “Tek Çin” hassasiyetine desteğini yineledi. Bu, karşılığında Çin’den yatırım ve diplomatik destek beklentisini güçlendiriyor.
- Çok kutuplu dünya mesajı: Şi, Türkiye–Çin işbirliğinin yalnızca ikili değil, küresel adalet ve eşitlik için de kritik olduğunu belirtti.
Piyasa Yansımaları
- Enerji ve lojistik: Orta Koridor–Kuşak-Yol uyumu, enerji ve ticaret rotalarında maliyetleri düşürme potansiyeliyle öne çıkıyor. Bu, özellikle Avrupa’nın tedarik çeşitliliği için pozitif.
- Yatırım sermayesi: Çin’in Türkiye’de altyapı ve teknolojiye yapacağı yatırımlar, lira üzerindeki baskıyı azaltabilecek uzun vadeli sermaye akışı anlamına geliyor.
- Jeopolitik risk dengesi: Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde zorlandığı bir dönemde, Şanghay eksenli temaslar “denge politikası” olarak algılanıyor; bu da yatırımcılar için hem risk hem de fırsat yaratıyor.
Sonuç
Erdoğan’ın Çin ziyareti, yalnızca ŞİÖ gündemine katılım değil, Türkiye’nin ekonomik entegrasyon, sermaye çekme ve çok kutuplu düzen arayışında yeni bir hamlesi olarak öne çıkıyor. Gazze’den Ukrayna’ya, Kuşak-Yol’dan ticaret açığına uzanan başlıklar, Ankara–Pekin hattını sadece ikili ilişkilerden çıkarıp küresel stratejik zemine taşıyor.
Kısacası, Tiencin buluşması Türkiye’nin ŞİÖ’deki rolünü güçlendirirken, piyasalar için hem sermaye akışı hem de jeopolitik risk dengesi açısından kritik bir dönemeç oluşturuyor.




