Sabah 06:30. Bir şantiye daha uyanıyor. Çoğu asgari ücretin biraz üstünde maaş alan onlarca işçi, kasklarını takıp iskelenin ucuna yürüyor. Bazıları daha kahvaltı bile yapmamış. İş güvenliği toplantısı? Genellikle hiç yapılmıyor. Çünkü yetişmesi gereken bir bina, bir ihale, bir teslim tarihi var. Ve acele her şeyin önünde.
Her gün böyle başlıyor Türkiye’de iş hayatı. Ama her günün sonunda 4 işçi canıyla ödüyor bu aceleyi.
📉 Rakamlar Korkutucu
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre:
- 2024 yılında 1.897 işçi hayatını kaybetti.
- Bu, günde ortalama 5.2 ölüm anlamına geliyor.
- 2025’in sadece ilk 5 ayında 796 kişi daha yaşamını yitirdi.
- Mayıs 2025’te 177 ölüm yaşandı; yani neredeyse her gün 6 kişi.
Bu ölümler sadece “kazalar” değil. Çünkü çoğu, alınmayan önlemler yüzünden oluyor. Güvencesizlik, denetimsizlik ve işveren sorumluluğunun yokluğu nedeniyle “iş cinayetleri” olarak tanımlanıyor.
En Çok Nerede Ölünüyor?
2024 ve 2025 istatistiklerine göre, ölümlerin en fazla olduğu sektörler şöyle:
- İnşaat (%25): Yüksekten düşmeler, iskelenin çökmesi, korumasız alanlar…
- Tarım ve Orman (%15): Traktör devrilmesi, tarım makinelerinde ezilme…
- Ulaştırma (%12): Şoförler ve kuryeler, özellikle gece vardiyalarında.
Örneğin 2025 Mayıs ayında inşaatta 38, tarımda 35, taşımacılıkta 20 işçi hayatını kaybetti.
Bu insanlar kimdi?
İşini yeni bulmuş 22 yaşında bir genç. Çocuğuna bakmak için taş ocağında çalışan bir anne. Emeklilik hakkını kazanamadan kalp kriziyle ölen 60 yaşında bir usta.
“İş değil, geçim öldürüyor!”
Aslında birçok işçinin ölümü, fakirlik zincirinin son halkası. Bir asgari ücretlinin ev kirası büyük şehirlerde 15–20 bin liraya kadar çıkmış durumda. Sadece kamu çalışanlarında bile, KPSS ile atananların yaklaşık %25’i göreve başlamıyor. Sebep basit: 40 bin liralık maaşla büyük şehirde yaşamak artık mümkün değil. Özel sektör, nitelikli gençlere bunun 2–3 katını teklif ediyor. Devletin “güvenceli” dediği iş, bugün açlık sınırında bir yaşam anlamına geliyor.
Bir işçi, Gölcük’te askeri fabrikaya atandıktan sonra şöyle diyor:
“Maaşım 40 bin. Ev kiraları 25 bin. Kalan parayla nasıl geçineyim? Memlekete döndüm. Simit satıyorum, daha çok kazanıyorum.”
2024’te Ölüme Götüren En Sık Nedenler
- Trafik kazası: %20
- Ezilme/göçük: %18
- Yüksekten düşme: %17
- Kalp krizi/beyin kanaması (çoğu stres kaynaklı): %12
- Elektrik çarpması: %4
- Zehirlenme/boğulma: %6
Özellikle mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasında kullanılan eski minibüslerdeki kazalar, toplu ölümlerin başlıca sebebi. Bu araçların çoğu sigortasız, bakım görmemiş ve kapasitesinin üstünde yolcu alıyor.
Kadınlar, Çocuklar, Göçmenler
İş cinayetlerinde en görünmeyenler:
- 2024’te 13 çocuk, 33 kadın hayatını kaybetti.
- Göçmen işçilerin sayısı ise azımsanmayacak düzeyde: Suriyeli, Afgan ya da Orta Asyalı birçok göçmen, özellikle tekstil ve inşaat sektöründe kayıt dışı çalışıyor. Öldüklerinde bile kayda geçmeyenler var.
Ne Yapılmalı?
- İş güvenliği uzmanları işverene değil bağımsız kurullara bağlı çalışmalı
- Kamu denetimleri siyasi etkiden arındırılmalı
- Taşeron sistemine sınır getirilmeli
- İşçinin hak arama yolları (sendika, dava, şikâyet) hızlandırılmalı
- Gerçek zamanlı iş kazası verisi kamuoyuna açık hale getirilmeli
Son Söz
Türkiye’de her gün işe gitmek, eve dönmenin garantisi değil. Kimi için o gün, son gün. Bu ölümler “kader” değil. Çoğu, alınmayan bir önlem yüzünden yaşanıyor.
İşçiler ölüyor. Biz sadece seyrediyoruz.




