• Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’de ticaret ve sivil gemilere yönelik saldırıların seyrüsefer güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı.
• Türkiye’nin İstanbul Süreci, tahıl koridoru ve esir değişimiyle Ukrayna savaşında insani diplomasi yürüttüğünü söyledi.
• Erdoğan, çok kutuplu dünyada mevcut uluslararası düzenin kriz ve adaletsizlik ürettiğini savundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği ve küresel jeopolitik dönüşüm başlıklarına net mesajlar verdi. Erdoğan, Karadeniz’de son dönemde artan karşılıklı gemi saldırılarının bölgesel ticaret ve deniz güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz” diyerek Moskova ve Kiev’e doğrudan çağrıda bulundu. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanarak savaşın Karadeniz’e yayılmasının engellendiğini hatırlatan Erdoğan, ancak son saldırıların seyrüsefer emniyetini tehdit ettiğini söyledi.
Erdoğan, Türkiye’nin Ukrayna savaşı boyunca izlediği diplomatik hattı da hatırlattı. İstanbul Süreci kapsamında tarafları üç kez bir araya getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı, Karadeniz tahıl girişimi ve esir-tutuklu değişimi gibi inisiyatiflerle insani alanda somut sonuçlar elde edildiğini ifade etti. Bu sürecin Türk diplomasisi açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.
Konuşmasında Suriye ve Gazze’ye de değinen Erdoğan, Suriye’de yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, milyonlarca insanın yerinden edildiğini söyledi. Gazze’de ise 70 binden fazla Filistinlinin öldürüldüğünü, uluslararası sistemin bu tablo karşısında etkisiz kaldığını savundu. Erdoğan, kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımların Gazze’ye engelsiz ulaştırılmasının öncelik olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı, küresel sistemin iki kutupluluktan çok taraflılığa, oradan da çok kutupluluğa evrildiğini ifade ederek mevcut düzenin “güçlüyü koruyan, mazlumu ezen” bir yapı ürettiğini söyledi. Türkiye’nin dış politikasına yönelik eleştirilere ise “Ne eksen kayması ne rota değişimi var” diyerek yanıt verdi ve Türkiye’nin her bölgeyle iş birliğini sürdürdüğünü vurguladı.




