• Ekim ayında TÜFE %2,55 arttı, yıllık enflasyon %32,87’ye gerileyerek beklentilerin hafif altında kaldı.
• En yüksek artış %50,96 ile konut grubunda görülürken, gıda %3,41, ulaştırma %1,07 oranında yükseldi.
• Çekirdek enflasyon (enerji, gıda, tütün, altın hariç) yıllık %32,52 olarak açıklandı; fiyat baskıları devam ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ekimde bir önceki aya göre %2,55 arttı, yıllık bazda ise %32,87 olarak gerçekleşti. Bu oran, piyasa beklentisi olan %33,05’in hafif altında kaldı. Eylülde yıllık enflasyon %33,29 düzeyindeydi.
Ekonomistlerin 2025 sonu için yıllık enflasyon beklentisi %31,93 seviyesinde bulunuyor. Böylece, enflasyon görünümünde yavaşlama sinyali zayıf da olsa sürüyor. Ancak fiyat artışlarının kompozisyonu, yapışkan enflasyon riskinin devam ettiğini gösteriyor.
TÜİK verilerine göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı ekim ayında bir önceki aya göre %2,55, bir önceki yılın aralık ayına göre %28,63, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,87 ve on iki aylık ortalamalara göre %37,15 olarak hesaplandı.
Konut ve gıda fiyatları öne çıktı
Ekimde en yüksek artış konut grubunda %50,96 ile gerçekleşti. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış %34,87, ulaştırmada %27,33 oldu.
Yıllık bazda değişime katkı sırasıyla;
- Konut: +7,75 puan
- Gıda: +8,44 puan
- Ulaştırma: +4,34 puan olarak hesaplandı.
Aylık bazda da tablo benzer:
- Gıda ve alkolsüz içecekler: +%3,41
- Konut: +%2,66
- Ulaştırma: +%1,07
Bu kalemler toplam aylık enflasyona yaklaşık 1,4 puanlık katkı yaptı.
Çekirdek enflasyon göstergesi yüksek kaldı
Enerji, işlenmemiş gıda, alkollü içki, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE (C endeksi) ekim ayında aylık %2,43, yıllık %32,52 arttı. Bu veri, gıda ve enerji dışı kalemlerde fiyat baskısının sürdüğünü ve talep kaynaklı enflasyonun hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor.
Endekste kapsanan 143 temel harcama grubundan 118’inde fiyat artışı, 18’inde düşüş, 7’sinde ise değişim olmadı.
Ekim verileri, enflasyonun zirveyi görmeden yatay bir plato dönemine girdiğini işaret ediyor. Gıda, barınma ve ulaştırma gibi yüksek ağırlıklı kalemlerdeki fiyat ivmesi, para politikasının sıkı duruşuna rağmen talep kaynaklı baskının devam ettiğini gösteriyor.
Yıllık oranın %33’ün altına inmesi teknik olarak olumlu bir sinyal; ancak çekirdek enflasyonun %32’nin üzerinde kalması, fiyat istikrarına giden yolun hâlâ uzun olduğuna işaret ediyor.
Politika cephesinde bu tablo, TCMB’nin faiz indirimi takvimini öteleme olasılığını güçlendiriyor. Aralık ayına ilişkin açıklamalarda “dezenflasyonun hızlanması” vurgusu öne çıksa da, ekim verileri fiyat baskılarının henüz tam çözülmediğini teyit ediyor.




