• Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 bütçesini “istikrar ve refah bütçesi” olarak tanımladı; Türkiye’nin yüksek gelir grubuna geçişi resmileşiyor.
• 2026 yılı, OVP’nin “eşik yılı” olarak görülüyor: dezenflasyonun hızlanması, yapısal dönüşüm ve yeşil–dijital ekonomi adımları bütçede merkezi konuma yerleştirildi.
• Türkiye 2025 itibarıyla kişi başına gelirde 17 bin dolar eşiğini geçiyor; 2026’da Avrupa’nın 4. büyük ekonomisi konumuna yükselme hedefi korunuyor.
TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçesi sunumunu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütçeyi “istikrar ve refah bütçesi” olarak tanımlarken, Türkiye’nin kalkınma rotasında kritik bir eşiğe geldiğini söyledi. Yılmaz’ın vurgusu net: 2026, Orta Vadeli Program’ın sonuçlarının görünür hale geldiği yıl olacak.
Yılmaz’a göre Türkiye, artık yalnızca alt–orta gelir grubundan çıkan bir ekonomi değil; yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş aşamasını tamamlamaya hazırlanan bir ülke. Kişi başına düşen milli gelir 2025 üçüncü çeyrek yıllıklandırılmış verilerle 17 bin dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Dünya Bankası sınıflandırmasına göre bu eşik ilk kez aşılmış olacak.
Ekonomik anlatının merkezine “yeni kalkınma hamlesi” kavramı yerleştirildi. 2026 bütçesi;
• yeşil dönüşüm,
• dijital ekonomi,
• enerji ve gıda arz güvenliği,
• yeni sosyal konut hamlesi,
• savunma ve güvenlikte caydırıcılığın güçlendirilmesi
başlıklarında geniş bir çerçeve sunuyor.
Küresel bağlam: 2026 dış koşulları Türkiye lehine dönebilir
IMF verilerine göre küresel büyüme 2025’te %3,2, 2026’da %3,1 olacak. Küresel enflasyonun ise 2026’da %3,7 seviyesine gevşemesi bekleniyor. Yılmaz, bu ortamın Türkiye’nin dezenflasyon sürecine “nispeten daha fazla destek” vereceğini belirtti.
Türkiye’nin 21 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı devam ediyor. 2025 üçüncü çeyrek büyümesi %3,7 olarak açıklandı. 2020–2024 döneminde dünya ekonomisi %15 büyürken Türkiye %30,3 büyüdü; yıllık ortalama büyüme hızı dünyadaki %2,9 seviyesinin neredeyse iki katı.
Avrupa’nın 4. büyük ekonomisi olma hedefi korunuyor
Nominal GSYH’nın 2025 döneminde 1,538 trilyon dolar, kişi başına gelirin ise 17 bin 748 dolar seviyesine gelmesi bekleniyor. Bu verilerle Türkiye’nin hem nominal sıralamada hem satın alma gücü paritesinde İtalya’yı geride bırakarak Avrupa’nın 4. büyük ekonomisi haline geleceği öngörülüyor.
Enflasyon patikası ve işgücü görünümü
Kasım 2025 itibarıyla TÜFE %31,1’e, temel mal enflasyonu %18,6’ya gerilemiş durumda. Program hedefi:
• 2026’da enflasyonun %20’nin altına inmesi,
• 2027’den itibaren tek haneye düşmesi.
İşsizlik oranı 30 aydır tek hanelerde (%8,5). Yılmaz, 2028’e kadar işsizliğin %7,8’e gerileyeceğini, istihdamın her yıl 842 bin kişi artacağını öngörüyor.
Dış denge ve rezervler
2025 yılı cari açık/GSYH oranı %1,4, doğrudan yabancı yatırımlar yıllıklandırılmış bazda 15,3 milyar dolar, rezervler ise 28 Kasım itibarıyla 183,2 milyar dolar seviyesinde.
Bütçe çerçevesi
2026 bütçesi:
• gider: 18,979 trilyon TL
• gelir: 16,266 trilyon TL
• faiz dışı fazla: 29 milyar TL
Vergi gelirlerinin 2026’da 13,833 trilyon TL olması bekleniyor.
Yılmaz son sözü şöyle koydu:
“Bu bütçe, Türkiye’nin yüksek gelir ligine geçişinin finansal iskeletidir.”




