BDDK verileri bankacılık sektöründe iki ayrı yönü birlikte gösteriyor. Bir tarafta güçlü kârlılık devam ederken diğer tarafta kredi kalitesinde bozulma sinyalleri belirginleşiyor. Ekim ayında takipteki alacak oranı yüzde 2,29’dan yüzde 2,39’a yükseldi; küçük fakat yön değiştiren hareket bankaların risk iştahının sınırlanabileceğine işaret ediyor. Aynı dönemde aylık net kâr 82 milyar TL’ye geriledi. Eylül ayında bu rakam 106,3 milyar TL seviyesindeydi. Bir aylık düşüş bilançoların temposunun yavaşladığını gösterse de yılın genel resmine bakıldığında tablo hâlâ güçlü. İlk on ayda bankacılık sektörünün dönem net kârı toplam 751,6 milyar TL’ye ulaştı.
BS Ekonomi penceresinden okursak: Kârlılık yüksek, ancak kredi kalite göstergeleri homojen değil. Takipteki alacak oranındaki artış, regülasyonların ve kredi çevrimindeki yavaşlamanın çarpıştığı bir geçiş fazına işaret ediyor. 2026 fiyatlamasında bankalar için ana soru şu: Kâr mı önce baskılanacak, yoksa risk mi büyüyecek?




