Asgari ücret görüşmeleri yaklaşırken masada resmî olarak bulunmayan konfederasyonlardan DİSK, sürece yön verebilecek kapsamlı ücret talep çerçevesini açıkladı. Konfederasyonun raporunda öne çıkan kırmızı çizgi net: asgari ücret yalnızca bir taban gelir değil, artık ülke işçilerinin yarısından fazlasının aldığı fiilî ortalama ücret.
Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun sunumuyla paylaşılan rapor, ücret tespitinin enflasyon hedefiyle sınırlandırılmasını reddederken somut bir formül öneriyor:
Asgari ücret, kişi başı GSYH’nin en az %60’ına endekslenmeli.
Bu hesapla 2025 için aylık ortalama KB GSYH beklentisi 60 bin TL ise, net asgari ücret en az 36 bin TL olması gerektiği savunuluyor — aynı yöntemin 2026 için de uygulanması talep ediliyor.
DİSK’in iki temel uyarısı sert:
• Asgari ücret yılda en az iki kez güncellenmeli,
• Ücret artışı “hedeflenen enflasyona göre” değil geçim seviyesine göre yapılmalı.
Çerkezoğlu’nun verdiği veriler tabloyu karartıyor:
2005’e kıyasla bir asgari ücretlinin 22 Cumhuriyet altını değer kaybı yaşadığı belirtiliyor.
2003’te yıllık asgari ücretle 25,4 altın, 2005’te 31,5 altın alınabilirken, bugün bu rakam 9,5 altına kadar gerilemiş durumda.
Raporun makro çerçevesi daha da sert:
Türkiye, Avrupa’da euro bazlı asgari ücret karşılaştırmasında en alta yaklaşmış durumda.
2015’te Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip 14 ülke varken, bugün yalnızca 2 ülke bulunuyor: Bulgaristan ve Arnavutluk.
Gelir piramidindeki kırılma
• Türkiye’de işçilerin %62,5’i asgari ücret + %20 bandı ve altında ücretle çalışıyor.
• Asgari ücretin %5 fazlası ve altında kalanlar tüm çalışanların yarısına denk geliyor.
• Ücretin iki katı ve üzerinde gelir elde eden kesim ise işçilerin sadece %12,7’si.
Bu tablo DİSK’in temel tespitini güçlendiriyor:
Asgari ücret artık bir taban değil, ücret skalasının ortası.
Talep paketi
• Net ücret KB GSYH’nin en az %60’ı olmalı
• Hedef enflasyon değil geçim maliyeti referans alınmalı
• Asgari ücret yılda iki kez güncellenmeli
• Vergi yükünde simetri: prim desteği işçiye de verilmeli
• Toplu sözleşme kapsamı genişletilmeli
• En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çekilmeli
• Kamu–özel ücret farkında alt eşik yakınsaması sağlanmalı
DİSK’in reçetesi teknik olarak iki yere işaret ediyor:
- Ücret–verimlilik makasının kapanması,
- Asgari ücretin mikro gelir bölüşümünde yeniden tanımlanması.
Bu raporun ardından gözler hükümet–işveren–işçi üçlü mutabakat masasına çevriliyor.
Soru net:
Türkiye 2026’ya ücret tabanı mı, yoksa yeni bir gelir standardı mı taşıyacak?




