- Zeray GYO’nun 1274 F/K ile halka arz edilmesi fiyatlama tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
- Arz gelirinin büyük kısmının borç ve hak ediş ödemesine gidecek olması eleştirileri artırıyor.
- Asıl sorun şirketlerin gelmesinde değil, piyasanın bu değerlemeleri nasıl kabul ettiğinde yatıyor.
Zeray GYO’nun 10–12 Aralık tarihlerinde 13 TL fiyatla 2 milyar TL büyüklüğünde halka arz edilmeye hazırlanması yalnızca yatırımcı ilgisini değil, piyasa dinamiklerine dair eski bir tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı. Finansal göstergelerde 1274 seviyesine ulaşan F/K oranı, özellikle bireysel yatırımcı tarafında şok etkisi yarattı.
SPK’nın onayladığı izahnamede dikkat çeken en kritik unsur ise toplanacak kaynağın kullanım alanı. Şirket, halka arzdan gelecek paranın yaklaşık yüzde 85’ini borç ve yüklenici firmalara hak ediş ödemelerinde kullanacağını belirtiyor. Bu durum, “borç kapatmak için halka arz” eleştirisini güçlendiriyor ve yatırımcıların fiyatlama davranışlarını daha da dikkatli okumayı gerektiriyor.
Piyasanın genel tepkisi net: “Eleştiriler doğru, ben de para yatırmam.” Ancak işin daha derin bir boyutu var. Sermaye piyasasının temel işlevi zaten şirketlere kaynak sağlamak. Borcu olan, finansmana ihtiyacı olan, proje geliştirmek isteyen firmaların gelmesi yanlış değil; hatta sistemin beklenen çıktısı bu.
Sorun, bu şirketlerin hangi değerlemelerle yatırımcı karşısına çıktığı ve piyasadaki talep dinamiklerinin bu fiyatlamayı sorgulamadan kabul edip etmediği noktada yoğunlaşıyor. Yani mesele arzın kendisi değil; arzın hangi fiyata gelmesi.
Zeray GYO’nun etrafındaki tartışma, Türkiye sermaye piyasalarının uzun süredir konuşulan temel bir problemine yeniden ışık tutuyor:
Doğru şirket değil, doğru fiyatlama eksik.




