• ABD Yüksek Mahkemesi’nin Halkbank başvurusunu reddetmesi sonrası gözler olası uzlaşma/ceza anlaşmasına çevrildi.
• Piyasa aktörleri, önceki yıllardaki “fos çıkan dedikodular” nedeniyle bu kez ihtiyatlı davranıyor.
• Halkbank sürecin hukuki açıdan devam ettiğini, ancak Türkiye–ABD mutabakatları doğrultusunda olumlu uzlaşma girişimlerinin sürdüğünü duyurdu.
ABD Yüksek Mahkemesi’nin Halkbank’ın temyiz başvurusunu reddetmesi, bankanın New York’taki davada yeni bir aşamaya girmesine neden oldu. Kararın ardından piyasalarda gözler, Adalet Bakanlığı ile yapılabilecek olası bir uzlaşma ya da ceza anlaşmasına çevrilmiş durumda. Aksi senaryoda dava sürecinin farklı kanallardan devam etmesi bekleniyor.
Piyasa analisti Tankut Taner Çelik, sosyal medya paylaşımında, “Yüksek Mahkemenin reddetmesi sonrası ABD Adalet Bakanlığı ile birlikte HALKB arasında uzlaşma/ceza anlaşması yapılacak ya da süreç tekrardan davalarla sürdürülecek” diyerek, olası senaryoların altını çizdi. Çelik ayrıca, “Piyasaya yine uzlaşma dedikodusu düşer mi bilinmez ama düşse bile bu sefer piyasa önceden almak yerine dedikodunun gerçekleştiğini görüp almayı tercih eder gibi geliyor bana” sözleriyle, son dönemde piyasada sıkça görülen “doldur-boşalt” hareketlerine vurgu yaptı.
Gerçekten de son 12–18 ayda, uzlaşma söylentilerinin defalarca boşa çıkması nedeniyle yatırımcı güveni zedelenmiş durumda. Bu geçmiş deneyimlerin, bugün Borsa İstanbul’daki zayıf seyirde etkili olduğuna dikkat çekiliyor.
Halkbank ise yaptığı resmi açıklamada, “Bu karar hukuki sürecin tamamlandığı anlamına gelmemektedir. Süreç olağan akışında ilerleyecek olup Bankamız tüm yasal haklarını kullanmaya devam edecektir. Bununla birlikte ABD ve Türkiye arasında mutabakatlar çerçevesinde hukuki bir uzlaşma zemini yakalamaya yönelik girişimler de ayrıca olumlu yönde devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, piyasalar bu kez söylentiler yerine somut gelişmeleri beklemeyi tercih ediyor. Uzlaşma haberlerinin “dedikodu” seviyesinde fiyatlanmak yerine, resmi açıklama veya anlaşma ile birlikte kalıcı etki yaratması daha olası görünüyor.




