🧾 Beklenen Açıklandı, Beklenti Karşılanmadı
Ulusal Süt Konseyi (USK), 1 Ağustos 2025 itibarıyla geçerli olacak çiğ süt tavsiye satış fiyatını litre başına net 18,35 TL olarak duyurdu. Artış oranı yalnızca yüzde 7.
Bu, 1 Ocak 2025’te belirlenen 17,15 TL’lik fiyatın sadece 1,20 TL yukarı çekilmesi anlamına geliyor.
- Fiyat, %3,6 yağ ve %3,2 protein içeren süt için geçerli olacak.
- Yağ ve protein oranındaki her 0,1’lik fark için 27 kuruşluk artı/eksi uygulanacak.
- Soğutma ve taşıma giderleri ek olarak üreticiye yansıtılabilecek.
- USK, fiyatın Eylül 2025’te yeniden değerlendirileceğini duyurdu.
📈 Veriyle Bakış: Fiyat Artışı Maliyet Artışının Yarısına Bile Yetmiyor
TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru’ya göre, Ocak’tan bu yana:
- Yem fiyatları %30,
- Akaryakıt %45,
- Elektrik %35 zamlandı.
Buna karşın çiğ süt fiyatı sadece %7 artabildi.
“Bu oranlarla üretici artık borç batağında” diyen Doğru, 21 TL altındaki her fiyatın üreticiye zarar yazdığını vurguluyor.
🕳️ “Sözleşmeler Kağıt Üstünde Kaldı”
Mevcut fiyatın zaten sahada uygulanmadığını söyleyen Doğru, 17,15 TL olarak açıklanan önceki fiyat döneminde bile sanayicinin alımı 12–15 TL bandında yaptığını belirtiyor.
Tarım Bakanlığı’nın getirdiği zorunlu TİP sözleşmelerin ise ne fiyat ne ödeme süresi yönünden uygulanmadığına dikkat çekiyor.
“Denetim ve yaptırım yoksa sözleşmenin bir anlamı kalmaz.”
🔁 Zam Gecikmesi Ayrı Bir Darbe
Yeni fiyatın 1 Temmuz yerine 1 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi de tepki konusu.
Doğru’ya göre:
“Bu bir aylık gecikme doğrudan üreticinin cebinden çıkıyor. Bu resmen gasp.”
🔄 Süt Tüketimi Düşüyor, İthalat Tehlikesi Büyüyor
Üreticiler, fiyat düşüklüğünün tüketiciye değil sanayici ve ithalatçıya avantaj sağladığını savunuyor.
“İthal süt tozuyla mı süt üretilecek?” diye soran sektör temsilcileri, bu durumun milyonlarca kişiyi etkileyeceğini vurguluyor.
📉 bsekonomi Notu:
- Fiyat artışı, maliyet enflasyonunun üçte biri kadar. Reel olarak süt üreticisi geriye gitti.
- USK’nın müdahalesi politika değil, erteleme niteliğinde.
- Sanayici–üretici ilişkisi kontrolsüz ilerliyor. Sözleşme hukukunun güçlendirilmemesi, küçük çiftçiyi sistem dışına itiyor.
- Üretici zincirden düşerse, yalnızca tarım değil; yem, lojistik, veterinerlik ve kırsal istihdam alanı da daralır.




