Murat Aysan’ın tahvil piyasası notu, bu hafta TL varlıklar için önemli bir sinyal veriyor: stopajın sıfırlanmasıyla birlikte uzun vadeli iç borçlanma senetleri (DİBS), yıllar sonra ilk kez TL mevduata gerçek bir alternatif haline geldi.
Tahvil–mevduat karşılaştırması artık çok daha net. Aysan’ın paylaştığı 2 Aralık 2025 kapanış verileri, hem gecelik hem de 32 günlük eşlenik getirilere göre tahvillerin güçlü fiyatlandığını gösteriyor.
Piyasada geçen haftaki sert faiz düşüşü bu hafta yavaşlamış durumda. İlk iki işlem gününde faizlerdeki gevşeme durdu; eğride yataylaşma öne çıkıyor. Bu sakinleşmenin arkasında iki kritik beklenti var: gelecek hafta başındaki Hazine’nin 6 aylık ve 2 yıllık tahvil ihaleleri ve hemen ardından gelen TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı.

Veriler ne söylüyor?
Aysan’ın tablosu vade boyunca 29–36% bandında değişen basit faizleri, bileşik karşılıklarını ve bunların 32 günlük mevduat eşleniklerini ortaya koyuyor. Özellikle 2026–2027 vadelerinde bileşik getirilerin %38–40 bandında seyretmesi, stopaj avantajıyla birleştiğinde kısa vadeli mevduatın net getirisini geride bırakıyor.
Buna göre:
- Kısa vadeli kıymetlerde 32 günlük mevduat eşleniği %40’ın üzerinde,
- 2027 sonrası uzun vadelerde ise mevduat eşleniği %33–36 aralığında şekilleniyor.
Sonuç:
Tahvil piyasasında geçtiğimiz haftaki hızlı gevşemenin ardından bir “soluklanma” dönemi başladı. Hazine’nin önümüzdeki ihraçları ve TCMB kararı, eğrinin yönünü belirleyecek. Ancak Aysan’ın değerlendirmesi, TL tahvillerin yeniden fiyat keşfi sürecine girdiğini ve mevduata göre avantajını büyüttüğünü gösteriyor.
Bu tablo, 2026’ya girerken kurumsal yatırımcıların yeniden tahvile yöneldiği bir dönemin kapıda olduğuna işaret ediyor.




