• Borsa İstanbul’da son 3 yılda yaşanan sert düşüş günlerinde kur tepkisi geçmişe göre zayıfladı.
• 2005–2021 döneminde borsadaki satışlar genelde hızlı kur zıplamalarıyla eşleşirken, 2022 sonrası bu bağ zayıfladı.
• Lira’daki düşük oynaklık, ironik biçimde, yabancı yatırımcıların geri dönüş iştahını da bastırıyor.
Grafik, Borsa İstanbul’un yüzde 2,5 ve üzeri kayıp yaşadığı günlerde liranın dolara karşı günlük değişimini gösteriyor. 2005–2021 döneminde (siyah noktalar) TL’de sert değer kayıpları borsa satışlarını derinleştirirken, 2022 sonrası dönemde (mavi noktalar) bu ilişki büyük ölçüde zayıflamış durumda. “KKM” (Kur Korumalı Mevduat) ve “İmamoğlu” gibi politik dönüm noktaları, piyasadaki oynaklığın geçici olarak artmasına rağmen, genel resimde kur istikrarının belirginleştiğini gösteriyor.
Ancak bu tablo, ekonomi yönetiminin istediği kadar olumlu okunmuyor. Çünkü oynaklığı azalan bir kur, hisse senetlerini teorik olarak daha cazip hale getirmesi gerekirken, dövizdeki suni istikrarın yatırımcı güveni yaratmadığı gözleniyor. Yabancı yatırımcılar, bu ortamı sürdürülebilir fiyat keşfi yerine “kontrollü ekonomi” işareti olarak görüyor.
Sonuç olarak, liranın oynaklığındaki düşüş finansal istikrar açısından pozitif görünse de, “yabancının dönüş hikâyesi” için yeterli bir motivasyon yaratmıyor. Piyasalar açısından kritik soru şu:
Gerçek istikrar, kurdaki sessizlikte mi; yoksa güven veren, öngörülebilir bir politika çerçevesinde mi saklı?




