Mehmet Şimşek, Londra’daki yatırımcı sunumlarında dezenflasyonun kalıcı olduğunu vurguladı
2026 yıl sonu enflasyon tahmini %13–19 bandında, merkezi senaryo %19
Türkiye Yatırım Konferansı’nda 58 milyar doları aşan fonu temsil eden 500’ün üzerinde yatırımcıyla temas kuruldu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’da düzenlenen yatırımcı toplantılarında Türkiye ekonomisinin 2026 görünümünü anlattı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında gerçekleştirilen 20 ayrı toplantıda, fon büyüklüğü 58 milyar doları aşan ve önde gelen kurumsal yatırım kuruluşlarından 500’ün üzerinde yatırımcıyla bir araya gelindi.
Şimşek’in sunumunda, dezenflasyon sürecinin geçici olmadığı özellikle vurgulandı. Sıkı para politikası duruşu, mali disiplin, gelir politikaları ve konut, gıda ile enerji tarafında uygulanan arz yönlü tedbirlerin enflasyondaki düşüşü desteklediği ifade edildi. Olumlu baz etkileri, enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve negatif çıktı açığının da dezenflasyon sürecine katkı sunduğu aktarıldı. Sunumda, 2026 yıl sonu enflasyonunun %13–19 bandında öngörüldüğü, orta noktada %19 seviyesinin öne çıktığı belirtildi. 2026 yılı yeniden değerleme oranı tahmini de yine %19 olarak paylaşıldı.
Konut tarafında, deprem bölgesinde tamamlanan ve yapımı süren projeler, sosyal konut hamleleri ve kentsel dönüşüm yatırımlarının arzı artırarak kira enflasyonunu sınırladığı vurgulandı. Kiraların büyük ölçüde konut fiyatlarını yakaladığına dikkat çekildi. Gıda tarafında ise 2026 yılı için don ve kuraklık riskinin düşük olduğu, tarımsal sulama yatırımları, havza bazlı üretim, tedarik zinciri ve lojistikteki iyileşmelerin gıda enflasyonunu aşağı çekici etkiler yaratacağı ifade edildi. Özel okul ücretlerinde ise tavan uygulamaları ve kurala bağlı fiyatlama ile eğitim enflasyonunun kontrol altına alınmasının hedeflendiği aktarıldı.
Cari dengeye ilişkin bölümde, yerli petrol ve doğalgaz üretimindeki artış, yeşil dönüşüm yatırımları, hizmet ihracatındaki güçlü seyir ve sanayi politikalarıyla değer zincirinde yukarı çıkışın kalıcı iyileşme sağladığı belirtildi. Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla gerilediği, ihracatta dış talebin ana belirleyici olmaya devam ettiği ve rekabet gücünde yaygın bir bozulma olmadığı vurgulandı.
Büyüme ve istihdam başlığında, ekonominin ılımlı bir patikada ilerlediği, 2026 yılında büyümenin %3,8 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği ifade edildi. İşsizlik oranının %8,6 ile düşük seviyelerde seyrettiği, verimlilik artışının yeniden hız kazandığı belirtildi. Finansal istikrar tarafında ise rezerv yeterliliğindeki iyileşme, kur korumalı mevduattan çıkış süreci, bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısı ve şirketlerin döviz pozisyonlarındaki toparlanma öne çıkarıldı.
Londra temasları kapsamında Şimşek’in, Standard & Poor’s, Moody’s ve Fitch Ratings’in üst düzey yöneticileriyle de bir araya geldiği belirtildi. Sunumlarda ayrıca Türkiye’nin jeopolitik konumu, savunma sanayi kapasitesi, bölgesel entegrasyon projeleri, lojistik koridorlardaki rolü ve NATO içindeki konumunun, yatırımcılar açısından güven unsuru olarak öne çıktığı ifade edildi.




