Şam’da Hakan Fidan, Yaşar Güler ve İbrahim Kalın’ın Jolani’yi ziyaret ettiği günün gecesinde Halep’te Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye ordusu arasında çatışma çıktı. Bu yeni şiddet dalgası, Suriye iç politikasındaki kırılgan dengeleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün yaptığı açıklamada SDG’nin Suriye devletine entegrasyon niyeti olmadığını savunarak örgüt ile İsrail arasında faaliyet ilişkisi olduğunu iddia etti. Fidan’ın ifadesi, “SDG’nin entegrasyona niyeti olmadığını görüyoruz. SDG, İsrail ile faaliyet halinde” şeklinde oldu. Bu güçlü iddia, Ankara’nın SDG’nin statüsü ve bölgedeki jeopolitik bağlantılarına dair sert bir değerlendirme olarak kayda geçti.
SDG’nin Suriye ordusuyla Halep’te baş gösteren çatışma, ülkenin kuzeyinde ordunun kontrolü artırma çabalarıyla yerel aktörlerin direnişi arasındaki gerilimi yansıtıyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde yaşanan çatışmaların, Şam’daki diplomatik temaslarla aynı zamana denk gelmesi, bu gelişmelerin tesadüfi olmadığı değerlendirmesine yol açtı.
Fidan’ın yorumları, Ankara’nın SDG’nin geleceğine ilişkin şüphe ve eleştirilerini tekrarlaması açısından kritik. SDG’nin entegre edilmesi planları, Suriye hükümetiyle müzakerelerde uzun süredir tartışma konusu. Türkiye bu süreci, örgütün bağlı olduğu yapılar ve dış bağlantılarına dair güvenlik kaygılarıyla değerlendiriyor.
Bu açıklama ayrıca İsrail faktörünü yeniden gündeme taşıdı. Fidan’ın SDG ile İsrail arasındaki ilişkiler iddiası, bölgesel güç dengeleri ve dış aktörlerin Suriye üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı. İsrail’in Suriye’deki rolü ve SDG ile olası temasları, son dönemde artan diplomatik tartışmaların odak noktasında yer alıyor.
Halep’teki çatışmaların devam etmesi, Suriye’nin kuzeyindeki durumu karmaşıklaştırırken, diplomatik düzeydeki bu tür açıklamalar gerginliği daha da yükseltiyor. SDG’nin rolü ve Suriye ordusuyla ilişkilerinin geleceği, bölgesel istikrarı doğrudan etkilemeye devam edecek bir gelişme alanı olarak izleniyor. Bu bağlamda, Ankara’nın değerlendirmeleri yeni bir gündem maddesi oluşturdu.




