• Mehmet Şimşek, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının 2026 bütçesine maliyetinin 1,1 trilyon TL olduğunu söyledi; vergi borcu silinmesine net şekilde kapıyı kapattı.
• Enflasyonun mal grubunda belirgin gerilediğini, manşeti yukarıda tutan ana unsurun hizmet, kira ve eğitim fiyatları olduğunu vurguladı.
• Program sayesinde Türkiye’nin risk priminin sert düştüğünü, dış borçlanma maliyetlerinin yarı yarıya azaldığını ve kredi notlarının yükseldiğini belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmeleri kapsamında yaptığı sunumda, mali disiplin ve vergi politikalarına ilişkin net mesajlar verdi. Şimşek, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının 2026 yılı itibarıyla bütçeye maliyetinin 1,1 trilyon lira olacağını açıklarken, vergi borçlarının silinmesine yönelik talepleri açık bir dille reddetti.
Enflasyon cephesinde gelinen noktayı değerlendiren Şimşek, 2022–2023 sonunda yüzde 64–65 bandına yerleşen enflasyonun geçen yıl yüzde 44,4’e, bu yıl kasım itibarıyla ise yüzde 31,1’e gerilediğini söyledi. Hedeflerin bir miktar üzerinde kalındığını kabul eden Şimşek, buna rağmen temel mal enflasyonunda ciddi bir iyileşme yaşandığını vurguladı. Dayanıklı tüketim, giyim gibi kalemlerde enflasyonun yüzde 18,6’ya, gıda enflasyonunun ise yüzde 27’ye düştüğünü belirtti.
Bakan Şimşek’e göre manşet enflasyonun hâlâ yüzde 30’un üzerinde seyretmesinin temel nedeni hizmet sektörü. Kira ve eğitim fiyatlarının son iki yılda manşetin en az iki katı hızla arttığını hatırlatan Şimşek, bunun geçmişte uygulanan tavan fiyat düzenlemelerinin gecikmeli etkilerinden kaynaklandığını ifade etti. Önümüzdeki dönemde sosyal konut seferberliği ve deprem konutlarının tamamlanmasıyla konut arzının artacağını, bunun da kira enflasyonunu sınırlayacağını söyledi.
Vergi ve harçlara ilişkin 2026 politikalarına da değinen Şimşek, kamunun sunduğu hizmetlerde fiyat artışlarının yüzde 16–19 bandında, yani enflasyon oranına yakın belirleneceğini açıkladı. Buna karşılık gelir vergisi tarifesi gibi vatandaş lehine düzenlemelerin yüzde 25,5’lik yeniden değerleme oranına göre güncelleneceğini vurguladı.
Türkiye’nin risk primi performansına da dikkat çeken Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde risk primi ortalama 62 baz puan düşerken Türkiye’de bu düşüşün 487 baz puan olduğunu söyledi. Program sayesinde kamunun ve özel sektörün dış borçlanma maliyetlerinin ciddi şekilde gerilediğini belirten Şimşek, Mayıs 2023’te yüzde 11,3 olan 5 yıllık dolar cinsi tahvil faizinin bugün yüzde 5,5 seviyelerine indiğini aktardı.
Sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek, vergi borçlarının silinmesine ilişkin olarak “Bu yetki Meclis dışındaki hiçbir makamda yoktur ve ben böyle bir yetki istemiyorum” dedi. Asgari ücretin vergiden muaf tutulmasının bir “vergi harcaması” olduğunu vurgulayan Şimşek, bu politikanın açık ve bilinçli bir tercih olduğunu, ancak bunun vergi affı tartışmalarıyla karıştırılmaması gerektiğini belirtti.
Şimşek’in mesajları, 2026 bütçesinde mali disiplinin korunacağı, popülist vergi aflarına kapı kapatıldığı ve dezenflasyon programının ana çerçevesinin değişmeyeceği yönünde net bir duruş olarak öne çıktı.




