• 5 Aralık haftasında ihtiyaç ve taşıt kredisi faizleri yeniden yükseldi; konut kredi faizi ise yatay kaldı.
• Bankaların fonlama maliyetleri sabit seyrederken 5 yıllık tahvil faizi düşüş eğilimini korudu.
• Grafik, tüketici kredilerindeki yukarı yönlü baskı ile uzun vadeli tahvillerdeki gevşemenin farklı yönlere açılan bir faiz döngüsüne işaret ettiğini gösteriyor.
Kredi piyasasında Aralık ayının ilk haftası, tüketici tarafında yeniden yukarı yönlü bir faiz baskısını ortaya koydu. Vergiler hariç aylık basit oranlara göre ihtiyaç kredisi faizi %4,24’e yükselerek haftalık bazda 10 baz puan arttı. Taşıt kredilerinde de benzer bir hareket görülürken oran %2,48’e çıktı. Buna karşılık konut kredi faizi %2,70’te sabit kaldı; bu da konut piyasasında fiyatlamanın nispeten daha dengeli seyrettiğini gösteriyor.
Ticari kredilerde ise tablo çok daha sert. Ticari kredi faizinin %46,01’e yükselmesi, firmaların borçlanma maliyetlerinde anlamlı bir sıkışmayı işaret ediyor. Özellikle KOBİ tarafındaki nakit akışı baskısının arttığı bir dönemde bu seviye dikkat çekici.
Bankaların alternatif maliyetlerine bakıldığında, iki ay vadeli mevduat %3,36, TCMB repo faizi %3,33 seviyesinde sabit kaldı. Fonlama maliyetlerinin yatay seyretmesi, tüketici kredilerinde görülen artışın bankaların risk iştahı ve portföy yönetimiyle daha yakından ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
Uzun vadeli faizlerde ise farklı bir hikâye var. 5 yıllık tahvil faizi %2,51’e gerileyerek 3 baz puan düştü. Grafik incelendiğinde uzun vadeli tahvillerde yılın ikinci yarısından itibaren belirgin bir gevşeme dikkat çekerken, kredi faizleri tam tersi yönde sıkılaşma eğiliminde.
Bu ayrışma, yatırımcı açısından kritik bir sinyal veriyor:
Bankalar uzun vadeli fonlamayı daha ucuzdan sağlarken tüketiciye uygulanan fiyatlama daha pahalı hâle geliyor. Bu tablo, mevduat–kredi makasının açılabileceğini ve kredi büyümesinin yıl sonuna kadar yavaş seyredeceğini işaret ediyor.




