● Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuveyt-Katar-Umman ziyaretinden 15 milyar $’lık ticaret hedefiyle dönüldü.
● Ziyaret kapsamında 24 anlaşma, ortak açıklama ve bildiri imzalandı.
● Hedef: Her biriyle 5’er milyar $’lık ticaret hacmi; kapsamlı serbest ticaret anlaşması (STA) müzakereleri öncelik.
Ankara, 21-23 Ekim tarihlerinde düzenlenen Körfez turunu ekonomik diplomasi açısından “dönüşüm fırsatı” olarak değerlendiriyor. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi üç ülke – Kuveyt, Katar ve Umman – arasındaki ilişkiler, sadece mal ticaretiyle sınırlı kalmayıp hizmetler, dijital ticaret ve yatırımlar ekseninde derinleştirilecek.
Ziyaret süresince Türkiye bir yandan mevcut 27,7 milyar $ olan KİK ülkeleriyle toplam ticaret hacmini büyütmeyi hedeflerken (2024’te ihracat 14,7 milyar $, ithalat 13 milyar $). Diğer yandan özel birer hedef koyuldu: Kuveyt, Katar ve Umman ile ticaret hacminin her biri için 5’er milyar $’a çıkarılması.
Neden Önemli?
- Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması (STA): Türkiye-KİK arasında sadece mal değil; hizmet, dijital ticaret ve yatırım başlıklarını da içeren bir STA’nın tamamlanması dönüşüm için kritik görülüyor.
- Müteahhitlik ve üst yapı projeleri: Kuveyt 2035 Vizyonu, Katar 2030 Ulusal Vizyonu ve Umman 2040 planları çerçevesinde, Türk müteahhitlerin bu üç ülkedeki projeleri 315 projeyle 37,5 milyar $’a ulaştı.
- Jeopolitik Perspektif: Körfez ile yakınlaşma, enerji, lojistik, yatırım ve diplomasi alanlarında Türkiye’nin bölgesel pozisyonunu güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım olarak okunuyor.
Zorluklar ve İzlenecekler
- Hedefin “gerçekçi” olup olmadığı: Her biriyle 5’er milyar $’lık hedef, mevcut ticaret hacmine kıyasla yüksek bir sıçrama öngörüyor.
- Anlaşmanın uygulanabilirliği: STA müzakerelerinin sonuçlanması ve uygulamaya geçmesi zaman alabilir.
- Gelişmiş finansal ve altyapısal imkanlar: Körfez ülkelerindeki yatırım fırsatları büyük; ancak bu, rekabetin zorluğun da işaretçisi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın turu, sadece üç günlük gezi gibi değil; Türkiye’nin Körfez’de ekonomik ve stratejik gündemini yeniden tanımlama hamlesi olarak görülüyor. Ancak hedeflere ulaşabilmek için hem diplomasi hem de iş dünyası sahasında düzgün bir uygulama ve takip mekanizması şart olacak.




