- Türkiye pazartesi günü İstanbul’da Gazze’deki ateşkesi ve istikrar adımlarını görüşmek üzere bölgesel dışişleri bakanlarını ağırlayacak.
- Toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan, Mısır, BAE, Ürdün, Pakistan ve Endonezya’dan bakanlar katılacak.
- Türkiye, ikinci aşamada “istikrar gücü” kurulmasını gündemine alırken, İsrail bu yapıya Türk askeri katılımı olmasını kesin şekilde reddetmiş durumda.
İstanbul bu kez bölgesel diplomasi sahnesinde kritik bir rol üstleniyor. Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığı, savaş sonrası yeniden yapılanma ve güvenliği sağlama ihtiyacı, Türkiye’yi bölgesel bir buluşma merkezi haline getiriyor. Hakan Fidan tarafından yapılan açıklamada, toplantının “ikinci aşama” olarak tanımlanan istikrar gücünün kurulması ve genel olarak barış planının uygulanmasına odaklanacağı belirtildi.
Neden ve Sonuç
Ateşkesin sürdürülebilirliği konusunda ciddi şüpheler var. İsrail’in fiili kontrolleri ve Gazze’ye insani yardım girişindeki engeller, barış sürecinin raydan çıkma riskini artırıyor. Fidan, bu bağlamda Türkiye’nin Şarm El-Şeyh Deklarasyonu çerçevesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Çözüm arayışı olarak öne çıkan “istikrar gücü” fikri, Gazze’de güvenlik, yardım, yeniden yapılanma faaliyetlerini koordine edebilecek bir mekanizma öneriyor. Öte yandan, bu öneri İsrail tarafından Türk askeri müdahalesi bağlamında kırmızı çizgi olarak tanımlanmış durumda.
Dış Aktör Analizi
Türkiye: Bölgesel aktör olarak devreye giriyor, hem diplomatik hem yardım açısından yüksek profil çiziyor. Türkiye’nin askeri katkı yapabileceğini yöneticiler açıklarken, teklifin İsrail tarafından reddedilmesi Türkiye’nin bölgesel manevra alanını daraltıyor.
Diğer İslam ülkeleri (Katar, Suudi Arabistan, BAE, Ürdün, Pakistan, Endonezya): Türkiye ile birlikte toplantıda yer alacak bu aktörler, ateşkesin kalıcılığı ve Gazze’nin yeniden imarı gibi gündemlerle ilgileniyor. Bu ülkeler Türkiye’nin liderliğindeki diplomatik kulvarda birlikte hareket etme eğiliminde.
İsrail: Güvenlik algıları ve ideal katılımcı ülkeler konusunda katı tutum sergiliyor. Türk askeri varlığının kabul edilemez olduğunu belirtti.
ABD: Ateşkesin mimarı olarak görülen Donald Trump planı çerçevesinde bu sürece dahil ancak Türkiye gibi bir aktörün tamamen sahada yer almasını istemediği yönünde işaretler bulunuyor.
Türkiye’nin Pozisyonu
Türkiye, Gazze’nin yeniden inası ve insani yardım sürecinde aktif olmak istiyor. Fidan’ın açıklamaları, Türkiye’nin “her türlü desteğe hazır olduğu” yönünde. Bu toplantı Türkiye için hem diplomatik prestij hem de bölgesel aktör olma stratejisinin parçası. Ancak İsrail engeli, Türkiye’nin askerî ve güvenlik alanındaki rollerini sınırlıyor ve bu da Türkiye için bir gerileme potansiyeli taşıyor.




