ABD’nin Vetosu Ortadoğu’da Gerilimi Artırıyor: Kalıcı Ateşkes Kararına Engel, Yeni Bir Diplomasi Krizi
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde, Gazze’de kalıcı ateşkes çağrısı yapan karar tasarısı ABD’nin vetosuyla reddedildi. Washington’un bu adımı, Orta Doğu’da barış umutlarını bir kez daha suya düşürürken, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun 2035 vizyonuna da örtük bir destek olarak yorumlanıyor.
ABD’nin veto kararına İsrail hükümeti anında teşekkür ederek tepki gösterdi. İsrail yönetimi, Washington’un yanında durmasının kendilerine uluslararası arenada önemli bir siyasi destek sağladığını ifade etti. Bu gelişme, Netanyahu’nun Gazze’yi “riviera”ya çevirme hayaline de kapı aralıyor.
Bölgedeki uzmanlar, ABD’nin vetosunun yalnızca askeri anlamda değil, diplomatik dengeler açısından da kritik bir dönemeç oluşturduğunu savunuyor. Özellikle Trump yönetiminin geçtiğimiz günlerde Gazze nin ekonomik ve turistik potansiyeline atıf yapan söylemleri, “barış-sever (!) Trump Gazze’yi riviera yapacak” şeklinde ironik bir ifadeyle hafızalara kazınmıştı.
Netanyahu’nun 2035 vizyonu ise Gazze ve çevresindeki ekonomik entegrasyonu artırarak bölgeyi uluslararası sermayeye açmayı hedefliyor. Bu vizyon, askeri müdahalelerden arındırılmış, turizm ve ticaretin öne çıkarıldığı bir “yeni düzen” yaratmayı amaçlarken; bölgedeki insani krizler göz ardı ediliyor.
Bu tablo, barış diplomasisinin kalıcı bir çözüme ulaşmasının önünde ciddi bir engel teşkil ederken, Ortadoğu’da diplomatik denklemin yeniden yazıldığı bir döneme girildiğini gösteriyor.
Ekonomistlerin yorumlarına göre, ABD’nin vetosu uluslararası yatırımcıların risk algısını yükseltirken, petrol ve enerji piyasalarında da kısa vadede fiyat dalgalanmalarına yol açabilir. Özellikle Körfez ülkeleri ve İsrail ile olan ticaret dengeleri açısından yeni bir belirsizlik dönemi kapıda.
ABD’nin kararının diplomatik ve ekonomik yansımaları önümüzdeki günlerde hem bölge ülkeleri hem de küresel piyasalar için dikkatle takip edilmesi gereken bir risk unsuru olmaya devam edecek.




