• IMF’ye göre Türkiye’de 2021 sonrası enflasyon dinamikleri keskin biçimde ayrıştı; hizmet enflasyonu mal enflasyonuna kıyasla belirgin biçimde daha kalıcı hale geldi
• Döviz kuru şoklarının hizmet enflasyonu üzerindeki etkisi sınırlı; kur geçişkenliği esas olarak mal fiyatlarında yoğunlaşıyor
• Bu yapı, enflasyonla mücadelenin yalnızca kur istikrarıyla değil, hizmet sektörüne yönelik tamamlayıcı politikalarla yürütülmesi gerektiğine işaret ediyor
International Monetary Fund (IMF), Türkiye’de yüksek enflasyonun yapısal kaynaklarını inceleyen yeni çalışmasında, 2021 sonrasında enflasyonun bileşenler bazında belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu. Rapora göre özellikle hizmet enflasyonu, hem tarihsel hem de uluslararası karşılaştırmalarda olağandışı sayılabilecek ölçüde yüksek bir atalet sergiliyor.
IMF ekonomistleri tarafından hazırlanan analizde, 2021 sonundan itibaren TÜFE bileşenleri arasında enflasyon davranışlarının farklı yönlere evrildiği vurgulanıyor. Mal enflasyonu zaman içinde dalgalanma gösterirken, hizmet enflasyonu çok daha kalıcı bir seyir izliyor. Bu sürekliliğin geniş tabanlı olduğu, ancak kira ve kiralama hizmetlerinin hizmet enflasyonundaki katılığı belirgin biçimde beslediği ifade ediliyor.
Raporda öne çıkan ikinci temel bulgu ise döviz kuru geçişkenliğine ilişkin. IMF’ye göre nominal döviz kuru şoklarının hizmet enflasyonu üzerindeki etkisi, mal enflasyonuna kıyasla oldukça sınırlı. Hizmet enflasyonunun kura verdiği en güçlü tepkinin, şokun yalnızca yaklaşık onda biri büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. Buna karşılık, 2023 yılının ortalarından itibaren mal fiyatlarının döviz kuru hareketlerine duyarlılığının artması, hizmetlerin nispi fiyatında dikkat çekici bir sıçramaya yol açtı.
IMF değerlendirmesi, bu tablo altında enflasyonla mücadelenin yalnızca kur istikrarına odaklanmasının yetersiz kalabileceğine işaret ediyor. Özellikle hizmet sektöründe enflasyon ataleti yüksek seyrederken, fiyatlama davranışlarını ve sözleşme yapısını hedef alan tamamlayıcı politikaların devreye alınmasının kritik olduğu vurgulanıyor. Rapora göre, kalıcı enflasyonla mücadelede istikrarlı bir para birimi gerekli ancak tek başına yeterli değil.




