Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz 2025 tarihli “Küresel Ekonomi: Kalıcı Belirsizlik Ortamında Zayıf Direnç” başlıklı raporunda, küresel büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gitti. Raporda, küresel ticaret gerilimleri, jeopolitik riskler ve sıkılaşan mali koşullara rağmen bazı büyük ekonomilerin direnç gösterdiği vurgulanırken, Türkiye’nin 2025 yılı büyüme tahmini %2,7’den %3’e yükseltildi. 2026 için ise %3,2 tahmini korunuyor.
Türkiye revizyonu: Mali disiplin ve iç talep dengesi etkili
IMF, Türkiye’ye dair revizyon kararında özellikle sıkı para politikası ile desteklenen enflasyonla mücadele süreci, artan doğrudan yabancı yatırım beklentisi ve kredi genişlemesindeki kontrollü tempoya dikkat çekti.
- 2023 sonunda başlayan TCMB’nin sıkılaşma döngüsü, enflasyonun ana eğilimini aşağı çekerken, büyümede “yumuşak iniş” senaryosuna destek oldu.
- IMF, Türkiye’de iç talebin sınırlı ölçüde toparlandığını, net ihracat katkısının 2025’te pozitife dönebileceğini belirtti.
- Raporda ayrıca bütçe açığında toparlanma sinyalleri, 2024 yerel seçimleri sonrası mali disiplinin sürdürülebilirliğine duyulan güveni artırdı.
Küresel tablo: Büyüme yukarı, riskler hâlâ baskın
Raporda, küresel büyüme tahmini 2025 için %2,7’den %3’e, 2026 için ise %3,1’e yükseltildi. Bu iyimser tablo;
- ABD dolarında gözlenen zayıflama eğilimi,
- Efektif tarife oranlarında düşüş,
- Ve finansal koşullarda kısmî rahatlamayla ilişkilendiriliyor.
Ancak IMF, revizyonlara karşın risklerin hâlen belirgin olduğunu belirtti:
- ABD’nin Çin’e yönelik ek tarifelerde uzlaşıya varamaması,
- Orta Doğu ve Asya’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerini bozması,
- Ve emtia fiyatlarının bu bağlamda yeniden yukarı yönlü tetiklenmesi olasılığı, büyüme ve enflasyon açısından önemli belirsizlikler yaratıyor.
Küresel enflasyonda tablo: Düşüş eğilimi sürüyor, bölgesel farklar belirgin
2025 için küresel manşet enflasyon beklentisi %4,2; 2026 içinse %3,6 olarak korunuyor.
- Çekirdek enflasyon çoğu ülkede anlamlı düşüş kaydederken,
- ABD’deki hizmet fiyatları kaynaklı yukarı yönlü baskıların devam ettiği,
- Euro Bölgesi’nde ise beklentilerin altında seyrettiği belirtildi.
IMF ayrıca yüksek kamu borcu seviyelerine, artan uzun vadeli faiz oranlarına ve piyasa oynaklığına karşı uyarıda bulundu. Riskten kaçınma eğiliminin, gelişen ülkelerden sermaye çıkışlarına ve kur baskılarına yol açabileceği vurgulandı.
Bsekonomi Notu:
Türkiye’nin büyüme tahminindeki yukarı yönlü IMF revizyonu, ekonomik programın dış algıda yeniden kredi kazandığının sinyali olarak okunabilir. Ancak büyümenin kalıcılığı açısından enflasyonun kontrol altına alınması, dış borç çevrim kapasitesi, TL’nin istikrarı ve yapısal reformlarda ilerleme belirleyici olacak.
Küresel düzlemde ise ABD–Çin ticaret gerilimi, Orta Doğu’daki jeopolitik dinamikler, enerji arz güvenliği ve ABD seçimlerinin sonrası belirsizlikleri, ikinci yarıda tüm ekonomiler için hem risk hem fırsat alanı oluşturacak.




