Can Holding merkezli soruşturma ikinci dalga operasyonla genişledi, Kenan Tekdağ yeniden gözaltına alındı
Operasyon Binsat Holding’e uzandı; geçmişte kamu gücüyle kurduğu ilişkiler ve devlet koruması iddiaları yeniden gündemde
Bu gelişmeler siyaset, sermaye ve kamu arasındaki güç dengesini yeniden tartışmaya açtı
Can Holding soruşturması büyüyor
Sermaye piyasalarında kara para aklama, usulsüzlük ve zimmet iddialarıyla yürütülen Can Holding merkezli soruşturma derinleşiyor. İlk dalgada gözaltına alınıp serbest bırakılan Kenan Tekdağ ikinci dalgada yeniden gözaltına alındı. Savcılık, şirketler arası para trafiği ve off-shore bağlantılarını mercek altına aldı. Soruşturmanın ikinci aşamasıyla birlikte operasyonun yönü Binsat Holding’e doğru genişledi.
Gözler Binsat Holding üzerinde
Binsat Holding, daha önce devletle kurduğu yakın ilişkiler ve siyasetle iç içe geçmiş iş ağı nedeniyle eleştirilerin odağı olmuştu. 2021 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan haber, Arafat ve Cengiz Bingöl kardeşlere devlet tarafından koruma polisi tahsis edildiğini ortaya çıkarmıştı. Şirketin AKP iktidarı döneminde hızlı büyümesi ve kamu ihalelerindeki görünürlüğü, bugün yeniden tartışma konusu.
Savcılık şirket ağlarını inceliyor
Soruşturma dosyasında finansal hareketlerin kaynağı, şirketler arası sermaye transferleri ve ortaklık zincirleri araştırılıyor. İnceleme, yalnızca Türkiye içindeki ticari faaliyetleri değil, yurtdışı para transferlerini de kapsıyor. Savcılığın öncelikli odağı, finansal büyümenin kaynağının ticari performans mı yoksa kamu destekli bir yapı mı olduğu sorusuna yanıt bulmak.
Gecikmiş denetim güveni zedeliyor
Bu operasyon yalnızca iki holdingi değil, Türkiye’deki sermaye piyasasının denetim zafiyetini de gündeme taşıdı. Uzmanlara göre uzun süredir ertelenen regülasyon ve denetim boşlukları, bu tür vakaların sistematik hale gelmesine yol açtı. Borsa İstanbul’un güvenilirliği, yatırımcı psikolojisi ve yabancı sermaye akışı açısından bu tür gelişmelerin yaratacağı tahribat büyük.
Sorular yanıt bekliyor
Kamuoyunda tartışılan başlıca sorular şöyle sıralanıyor:
Binsat Holding nasıl ve hangi kanallarla büyüdü?
Devlet koruması hangi gerekçeyle verildi?
Operasyon başka şirket ağlarına da yayılacak mı?
Bu süreç SPK ve MASAK reformuna yol açacak mı?
Türkiye’de siyasete yakın sermaye dönemi sona mı eriyor?
Bu soruşturma yalnızca bir yolsuzluk dosyası değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin şeffaflık sınavı olarak görülüyor. Finansal sistemin güvenilirliğini yeniden tesis etmek için denetim kurumlarının bağımsızlığı ve hesap verebilirliği kritik önem taşıyor.




