Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında konser alımlarıyla ilgili yürütülen dosyada yeni bir aşamaya geçildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine İçişleri Bakanlığı, Yavaş ve Özel Kalem Müdürü için soruşturma izni verdi. Dosya; Mülkiye Müfettişliği, MASAK, Sayıştay ve bilirkişi raporlarına dayandırılıyor. İddia edilen kamu zararının yaklaşık 154 milyon TL olduğu belirtiliyor.
Bu hamle, yerel yönetimler üzerinde artan denetim ve merkezî idarenin son dönemde sertleşen yaklaşımı açısından dikkat çekiyor. Soruşturmanın zamanlaması, siyasi atmosferde yeni bir kırılma hattı yaratmış durumda. Türkiye’de 2026’ya yaklaşırken hem muhalefet hem iktidar cephesindeki konumlanmaların sertleştiği bir dönemde dosyanın ilerleyişi, Ankara siyasetinin merkezine yerleşebilir.
Mansur Yavaş, ilk açıklamasında “Henüz içerikten bilgi sahibi değilim, yarın detaylı açıklama yapacağım” diyerek süreçle ilgili pozisyonunu netleştirmedi. Bu sessiz ton, hem hukuki sürecin ağırlığını hem de siyasi yankıların dikkatle ölçüldüğünü gösteriyor.
BS Ekonomi perspektifinden bakıldığında soruşturmanın üç kritik etkisi öne çıkıyor. Birincisi, yerel yönetimlerle merkezi idare arasındaki gerilimin yeniden tırmanması. İkincisi, 2026 siyasi hazırlık döneminde belediyelerin performans ve denetim dosyalarının daha fazla gündem olması. Üçüncüsü, büyükşehir belediyeleri üzerinden yürüyen güç mücadelesinin ekonomi-politik dengeleri de etkilemesi. Yatırımcılar ve iş dünyası, özellikle Ankara’daki projeler ve bütçe süreçleri açısından süreçten çıkabilecek sonuçları yakından izleyecektir.




