Bankalararası Kart Merkezi’ndeki (BKM) yolsuzluk soruşturması, kritik bir gelişmeyle yeni bir evreye girdi. TCMB’nin ana hissedarı olduğu kurumda “ihaleye fesat, dolandırıcılık ve zimmet” iddialarıyla tutuklanan eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener, sulh ceza mahkemesi kararıyla konutu terk etmeme ve yurt dışına çıkış yasağı şartlarıyla serbest bırakıldı. Tahliye kararı, soruşturmanın hem siyasi hem kurumsal etkilerini genişletebilecek bir kırılma noktası olarak görülüyor.
Soruşturma, TCMB’nin 2 Ekim 2024’teki iç denetimleri sırasında tespit edilen usulsüzlükler sonrası yapılan suç duyurusuyla başlatılmıştı. Ardından eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş, yardımcısı Bora Koç ve toplam 8 kişi tutuklanmış; süreç özellikle 2023 yılında yapılan Çipli Plastik Kart Alımı ile TROY Applet Yazılım Geliştirme ihalelerinde tespit edilen usulsüzlüklerin etrafında yoğunlaşmıştı.
Savcılık açıklamasında soruşturmanın kapsamı genişletilmiş; Boğaziçi Teknoloji Transfer Ofisi ve Be Bold Reklam Tasarım üzerinden ihalesiz hizmet alımları, yurt dışında okuyan öğrencilere yemek kartları üzerinden yapılan kuşkulu ödemeler, kurumsal kredi kartı kullanımındaki mevzuat dışı işlemler gibi başlıklar da dosyaya dahil edilmişti.
Tutuklulardan Baran Aytaş’ın “Şener’in baskısıyla hareket ettiğim” şeklindeki ifadesi soruşturmanın seyrini etkilemiş, Şener ise tüm suçlamaları reddetmişti. Tahliye sonrası süreç artık hem ifade tutarlılıkları hem de teknik denetim raporları üzerinden ilerleyecek.
BKM soruşturması, finansal altyapı ve ödeme sistemlerinde kurumsal denetimin önemini yeniden gündeme taşırken; TCMB’nin iç denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığına dair de dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.




