Black Swan Finans Logo
Ana SayfaEkonomiEkonomide Doping ve İllüzyon

Ekonomide Doping ve İllüzyon

spot_img
spot_imgspot_img

Gerçekten enflasyonun oluşması ekonomi için iyi mi yoksa kısa vadede iyimiş gibi mi görünüyor? Bu yazımda aklıma takılan bu sorunun cevabını ülke, şirket ve birey bazında vereceğim. Şimdi bir şirket düşünelim. Bu şirket 1 ocak itibariyle bin liralık ürün üretsin ve dokuz kişiye yüz lira maaş versin. Bu durumda şirket yüz lira kâr etsin. Şirketin bulunduğu ülkede aylık %4’lük bir enflasyon olsun. Şirketin enflasyon oranında zam yaptığını düşünürsek 30 haziran itibariyle toplam cirosu 1 256.32 olurken kârı 356.32 olur. Bu kârı reel olarak 1 ocak gününe geri götürecek olursak şirketin 278.91 lira kâr ettiğini yani artık yaklaşık olarak 1.8 kat daha fazla kâr ettiğini görürüz. Sadece şunu hatırlamalıyız ki şirketin cirosu sadece enflasyon oranında büyüdü yani şirketin toplam ekonomiye olan katkısı değişmedi ve büyümedi sadece kârı arttı. Buna karşın 30 haziran tarihi itibariyle ödediği reel maaş miktarı 704.52 olur çünkü reel olarak 30 haziranda bir işçi artık 78.28 lira maaş alır. Büyüme ya daha fazla üreterek ya da daha verimli üreterek gerçekleşir emek veren kişilere daha az reel maaş ödeyerek değil ki 1 temmuz itibariyle işçilere zam yapılır ve 1 ocak tarihine geri dönülmüş olunur. Geçen sürede nominal bazda artmış olan rakamların illüzyonuna kapılınır ve bir süreliğine daha fazla kâr dopingi alınmış olunur.

Enflasyonist Ortamın Ülkeye, Şirkete ve Bireye Etkisi

Öncelikle az önce ülkeye reel bir katkının olmadığını açıkladım. Buradaki asıl yanılgı sermaye sahibinin daha fazla kâr edince yatırım yapacağının zannedilmesidir. “Normal” bir ekonomide enflasyon, faiz ve ülkenin para biriminin değeri birlikte hareket eder. Şöyle açıklayayım: Evet kâr arttı ama sermayedarın yatırım yapmak için satın alacağı makinenin de fiyatı aynı oranda arttı. Ayrıca borçlanma maliyetleri de aynı oranda arttı. Bu durumda da yatırım yapmak artık 1 ocak gününe kıyasla daha cazip hâle gelmedi. Aksine yüksek enflasyon dönemlerinde ileriyi öngörmek daha zor olduğu için sermayedarlar yeni yatırımlar yapmak yerine olanı korumak üzerine emek sarf ederler. Bu durumda da büyüme gerçekleşmez. Eğer daha fazla yatırım yapılmasını istiyorsak dolaylı ve bilimsel olmayan yöntemler yerine hibe ve teşvikler kullanılabilir. Ülke açısından enflasyonun en büyük faydası iç borcu reel olarak eritmesidir lakin Türkiye’de büyük projelerin ödemeleri zaten ya dolar cinsinden ya da dolar endeksli. O zaman bu fayda da kısmen ortadan kalkmış olur.

Şirket açısından ise yüksek enflasyon sebebiyle artık ortam daha dalgalıdır ve dalgalı denizlerde gemi kullanmak daha zordur. Hatalar ise ölümcüldür. Ayrıca artık harcanabilir gelir azalmıştır. Üretilen her ürün daha zor satılabilir ve hatta satılamayabilir. Bununla birlikte artık geçim sıkıntısı yaşayan işçilerin çalıştığı bir ortamda verimlilik düşebilir. İhracatçı şirketler için bulunan en büyük risk ise bu illüzyona kapılıp zaten kârlı bir işletmeyiz diyerek gerekli verimlilik yatırımlarını yapmayıp daha fazla doping bağımlısı olmasıdır. Fiyat oluşumunun en büyük faydalarından biri size konuşuyor olmasıdır. Eğer ihracatçı yerel firmalar eşit koşullar altında aynı ürünü rakiplerine kıyasla daha pahalıya mal ediyorlarsa bunun en büyük sebebi düşük kur sayesinde yeterince kâr edince “Biz doğru iş yapıyoruz, verimlilik artışı yapmamıza gerek yok!” diyerek gerekli verimlilik yatırımlarını yapmamalarından kaynaklanacaktır. Olur da bir gün reel efektif kur denge noktası olan 100 değerine gelirse bu birçok şirket adına iş yapamaz hâle gelmek demektir. Bugün daha fazla kâr etmek amacıyla yarınları tehlikeye atmanın hiçbir mânâsı yok. Daha büyük risk ise insan kaynağını kaybetmektir. Eğer siz dünya çapında bir firmaysanız çalışanlarınız da dünya çapında kişiler olacaktır. Bu kalifiyeli elemanlar sermayedarlarının kendi maaşlarını her ay reel olarak azalttığının farkındanlar ve bu durum sonucunda çalışanlar emeklerinin karşılığını alabilecekleri şirketlere hareket ederler. Yani göç ederler. Sonra da şirketler “Biz kalifiye eleman bulamıyoruz.” diye serzenişte bulunurlar. Hayır! Kalifiye eleman var. Sermayedarın teklif ettiği ücrette çalışacak aptal yok.

En önemli etki ise insanlar üzerinde olur. Artık geliri düşmüş insanların hem biyolojik hem de psikolojik sağlıkları zedelenir. Ayrıca iktisatta “Yoksulluğun Vahşi Döngüsü” (Vicious Cycle of Poverty) adında bir teori vardır. Bu teoreme göre düşük gelirli kişiler çocuklarına daha düşük kalitede yiyecek ve eğitim sağlayabilir. Dolayısıyla gelecek nesil bu koşullar altında daha az gelişebilir ve daha az üretken olabilir. Daha az üretken olması ise gelecek nesilin daha az para kazanmasına sebep olur ve nesiller boyu aynı döngü sürüp gider. Az önce vermiş olduğum örnekte dokuz işçi ve bir tane işveren vardı. Bu da dokuz çocuğun daha kötü eğitim almasına sabep olurken sadece bir kişinin belki daha iyi eğitim almasına olanak sağlar. Uzun vadede ise bu durum bütün ülkenin daha az üretken olmasına sebep olur.

Mahfi Eğilmez Hoca’mın seviğim bir sözü var: “Bilimden ayrılanı kurt kapar.”

Kaynakça:

Görsel kool1079.com’dan alınmıştır.

spot_img

Most Popular

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

More from Author

EKONOMİ İNSANDIR! FAİZ,DÖVİZ,BORSA YALAN!

Sabah saat 09:30’da Ekonomist TV ekranlarında Artunç Kocabalkan, alışılmış piyasa yorumlarının...

MERKEZ BANKASI NE YAPACAK? : ALİ ÇUFADAR VE DR. ARTUNÇ KOCABALKAN CEVAP VERİYOR

Enflasyon beklentilerinde revizyon: Piyasa katılımcıları anketi yıl sonu TÜFE beklentisini %25,4'e...

Dünyayı Okumak İçin; The Economist Makaleleri ve BSEkonomi

The Economist makaleleri artık Türkçe erişimde. Tüm BS Ekonomi yayınları tek paket...

BİST’TE YÜKSELİŞ TREND BAŞLANGICI MI?

Borsa İstanbul’da yükseliş tartışması kritik eşiğe geldi Uzmanlar trend başlangıcı mı yoksa...

Read Now

EKONOMİ İNSANDIR! FAİZ,DÖVİZ,BORSA YALAN!

Sabah saat 09:30’da Ekonomist TV ekranlarında Artunç Kocabalkan, alışılmış piyasa yorumlarının dışına çıkarak çarpıcı bir çerçeve çizdi: “Ekonomi insandır.” Faiz, döviz ve borsa gibi finansal göstergelerin yalnızca birer sonuç olduğunu, asıl belirleyicinin insan davranışı, toplumsal yapı ve güven duygusu olduğunu vurguladı. https://www.youtube.com/live/9Y-y453l9-s Kocabalkan’a göre son dönemde yaşanan gelişmeler, bu...

MERKEZ BANKASI NE YAPACAK? : ALİ ÇUFADAR VE DR. ARTUNÇ KOCABALKAN CEVAP VERİYOR

Enflasyon beklentilerinde revizyon: Piyasa katılımcıları anketi yıl sonu TÜFE beklentisini %25,4'e yükseltti. Faiz projeksiyonu: Piyasa, 22 Nisan'daki PPK toplantısında 60 baz puanlık sembolik bir indirimle faizin %36,4 seviyesine çekilmesini bekliyor. Stratejik soru işareti: Mart ayı yıllık enflasyonu %30,87 olarak gerçekleşirken, Merkez Bankası "sıkı duruş" mesajını mı koruyacak yoksa "ince...

Dünyayı Okumak İçin; The Economist Makaleleri ve BSEkonomi

The Economist makaleleri artık Türkçe erişimde. Tüm BS Ekonomi yayınları tek paket altında toplanıyor. 990 TL’lik abonelikle içerik üretimine doğrudan destek sağlanıyor. BS Ekonomi, içerik üretimini büyütmek ve okuyucuya daha güçlü bir bilgi akışı sunmak için abonelik modelini devreye aldı. bsekonomi.com üzerinden erişilebilen sistemde, hem platformun tüm yayınlarına ulaşmak hem...

BİST’TE YÜKSELİŞ TREND BAŞLANGICI MI?

Borsa İstanbul’da yükseliş tartışması kritik eşiğe geldi Uzmanlar trend başlangıcı mı yoksa geçici tepki mi sorusuna odaklanacak Dr. Artunç Kocabalkan ve Dr. Tuğberk Çitilci canlı yayında piyasayı değerlendirecek. https://www.youtube.com/live/jHqHCsj0NCQ Borsa İstanbul’da son dönemde hızlanan fiyat hareketleri, yatırımcıların odağını “yeni bir yükseliş trendi mi başlıyor?” sorusuna çevirmiş durumda. Küresel belirsizliklerin ve iç...

BORSALARI KİM İPTEN ALDI? 12 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Küresel finansal piyasalar, yüzeyde dikkat çekici bir sakinlik ve direnç sergiliyor. Hisse senetleri zirvelere yakın kapanırken, döviz piyasalarında dolar zayıflıyor, tahvil faizleri ise görece kontrollü bir bantta kalmayı sürdürüyor. İlk bakışta bu tablo, yatırımcıların jeopolitik riskleri sindirdiğini ve yeni bir dengeye ulaşıldığını düşündürebilir. https://www.youtube.com/live/CGZw9XO1vGs Ancak bu yorum, tehlikeli bir...

MACARİSTAN SEÇİMLERİ VE PETROL BAĞLANTISI

Avrupa’nın siyasi haritasında kritik bir eşik daha geride kalırken, Macaristan seçimlerinin sonuçları yalnızca Budapeşte’yi değil, enerji piyasalarını ve jeopolitik dengeleri de doğrudan etkileyebilecek bir başlık olarak öne çıkıyor. https://www.youtube.com/live/o9k3HZf2QIs Özellikle Viktor Orban yönetiminin Rusya ile kurduğu enerji temelli ilişki, seçim sonuçlarını klasik bir siyasi rekabetin ötesine taşıyor. Bu seçim,...

Hazine’den Altın Açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda tartışma yaratan “altın bakiyesi düşüyor” iddialarına ilişkin net bir açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu değişimin bir kayıp değil, 2026 borçlanma stratejisi kapsamında alınmış bilinçli bir karar olduğunu vurguladı. Açıklamaya göre Hazine, altın cinsi borçlanmalarda çevirme oranını kontrollü şekilde düşürerek borç kompozisyonunu yeniden...

ANLAŞMA YOK! ŞİMDİ NE OLACAK? HİSSE ÖNERİLERİ – Üyelere Özel

Küresel piyasalarda belirsizlik derinleşirken, beklenen anlaşmanın çıkmaması risk fiyatlamasını yeniden yukarı taşıdı. Jeopolitik tansiyon, enerji fiyatları ve faiz beklentileri üzerinden şekillenen yeni denklemde yatırımcıların en kritik sorusu artık net: “Şimdi ne olacak?” https://www.youtube.com/live/Q4hsD28_24Q Bu soruya yanıt, Ekonomist TV’de yapılacak üyelere özel soru-cevap yayınında aranacak. Dr. Artunç Kocabalkan, anlaşma sonrası...

Kazanmanın Yolu: Doğru Portföy

Nakit ve risksiz pozisyon dönemi sona eriyor, portföylerde risk artırımı öne çıkıyor Hisse senetleri ve altın, enflasyon ve TL riski karşısında iki temel araç olarak öne çıkıyor Döviz yerine altın, düşük riskli dolar varlıkları yerine Eurobond ve fonlara geçiş öneriliyor. https://www.youtube.com/watch?v=yygPP5a7ZcI Küresel jeopolitik risklerin gölgesinde şekillenen piyasa dinamikleri, yatırım stratejilerinde yeni...

BÜYÜK BİR YIKIMA GİDİYORUZ!… ALTIN MI? NASDAQ MI?

Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilim ve enerji şokları, yatırımcıları yeniden güvenli liman arayışına yönlendiriyor Altın fiyatlarında yukarı yönlü baskı güçlenirken, teknoloji hisselerinde kırılganlık tartışması öne çıkıyor Dr. Artunç Kocabalkan, “yıkım senaryosu” ve yatırım tercihlerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu https://www.youtube.com/watch?v=7W4vU2mfZK8 Küresel piyasalarda son dönemde gözlenen görece sakinlik, artan risk başlıklarıyla birlikte yeniden...

ŞİMDİ DOĞRU RİSK ALMA ZAMANI? NE YAPILMALI?

• Küresel piyasalarda yükseliş sürerken risklerin yeterince fiyatlanmadığı tartışması öne çıkıyor• Yüksek faiz, dirençli enflasyon ve jeopolitik gerilim aynı anda masada• Dr. Artunç Kocabalkan, sabah 09:30’da Ekonomist TV’de piyasaların yönünü değerlendirecek https://www.youtube.com/watch?v=n2M_CZXU_pg Küresel piyasalarda son haftalarda dikkat çeken güçlü yükseliş, yatırımcıların “şimdi risk alma zamanı mı?” sorusunu yeniden gündeme...

KRAMP BARIŞI KISA VADELİ RALLİ Mİ TREND DEĞİŞİMİ Mİ ? ŞİMDİ NE YAPMALI ?

• Jeopolitik cephede “Trump barışı” beklentisi piyasada risk iştahını geçici olarak artırıyor• Hisse senetleri ve riskli varlıklarda yukarı yönlü tepki görülürken, emtia tarafında denge arayışı sürüyor• Yatırımcılar açısından kritik soru: Bu hareket kısa vadeli ralli mi, yoksa yeni bir trendin başlangıcı mı? https://www.youtube.com/watch?v=gX3GRU23XPw Küresel piyasalarda son günlerde fiyatlamanın merkezinde...