Ekonomi Koordinasyon Kurulu bugün Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Katılım listesi, toplantının teknik ağırlığını net biçimde gösteriyor: Mehmet Şimşek’ten Fatih Karahan’a, yatırım-ofisinden bütçe başkanlığına kadar ekonomi yönetiminin tüm omurgası aynı masada. Bu tablo, yılın son çeyreğinde atılacak adımların artık “ince ayar” değil, daha çok yapısal uyum ve standartlaştırma odaklı olacağını işaret ediyor.
Gündemin merkezinde üç başlık bulunuyor. İlki, Türkiye’nin 2026’dan itibaren doğrudan etkileneceği AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM). Bu başlık, sadece çevre-politikası değil; sanayi rekabeti, enerji maliyetleri, ihracat kanalları ve yatırımların yönü açısından kritik. Ankara açısından mesele, AB’nin uygulayacağı karbon vergisiyle yerli üreticinin maliyet yükünü azaltacak altyapının zamanında kurulması. Özellikle çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre gibi sektörler için geçiş süreci belirleyici olacak.
İkinci konu, son aylarda hızlandırılan YTAK (Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri) programı. Bu program, sanayi politikası ile makro istikrar arasındaki ince çizgiyi yeniden gündeme getiriyor. YTAK’ın hızlı çalışması, yüksek teknoloji yatırımlarını desteklemek açısından kritik; ancak kredi kanallarının genişlemesi dezenflasyon süreciyle çelişmemesi gereken bir alan. EKK’nın bugünkü toplantısında bu programın hem hızını hem çerçevesini yeniden kalibre etmesi bekleniyor.
Üçüncü başlık, uzun süredir tartışılan devlet yardımlarının (teşviklerin) etki analizi. Sanayi yatırımlarında bölgesel teşviklerin ne kadar verimli çalıştığı, ihracatçı desteklerinin hangi sektörlerde karşılık bulduğu ve sağlanan kamu kaynaklarının büyüme üzerindeki katkısı, ekonomi yönetiminin elindeki en kritik veri setini oluşturacak. Yatırımcı tarafında son dönemde test edilen konu tam da bu: “teşviklerin kalitesi mi, miktarı mı?”. EKK’nın buna ilişkin yapacağı teknik değerlendirme, 2026 planlamasında yön belirleyici olabilir.
Toplantıdan sonra yazılı açıklama bekleniyor; fakat masadaki başlıklar Türkiye’nin önümüzdeki altı ayında üç ekseni işaret ediyor: yeşil dönüşümün finansmanı, seçici kredi politikası ve verimlilik esaslı teşvik modeli. Ekonomi yönetimi, bu üç hattı aynı anda uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Bu nedenle bugünkü EKK sadece rutin bir eşgüdüm toplantısı değil; yeni dönemin çerçevesini belirleyecek teknik bir yol haritasının ilk adımı niteliğinde.




