• Sermaye piyasalarında “temiz eller” süreci derinleşirken SPK’nın “150 halka arz” açıklaması tartışmayı büyüttü.
• Artunç Kocabalkan, 5 Kasım 2025 yayınında “yalvarıyorum, sistemi çökertirsiniz” diyerek iletişim ve yöntem hatasına dikkat çekti.
• Kara para ve yasa dışı bahis soruşturmalarıyla birleşen belirsizlik, şirket bonolarından borsaya uzanan “sistemik risk” endişesini artırıyor.
Türkiye piyasalarında manipülasyon, yasa dışı bahis ve kirli para trafiğine yönelik operasyonlar hızlanırken, SPK’nın halka arz takvimini agresif biçimde genişletmesi tartışma yarattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın manipülatif işlemlerle ilgili gözaltıları ve SPK’nın kurumlara yönelik incelemeleri sürüyor.
Bu ortamda Artunç Kocabalkan’ın 5 Kasım 2025 tarihli yayında yaptığı uyarılar öne çıktı. Kocabalkan, SPK Başkanı’nın “ 150 halka arz” açıklamasına atıfla mevcut halka arzların zayıf performansına, yatırımcı kayıplarına ve piyasa fonlamasının devlet borçlanmasıyla daralmasına işaret eden “crowding out” riskini vurguladı. Halka arzların “en maliyetli borçlanma yöntemi” olduğunu belirterek bazı şirketlerin bu süreci yanlış amaçlarla kullandığını söyledi.
Yayının en sert bölümü, düzenleyicilere hitaben yaptığı çağrıydı:
“Birazcık sermaye piyasalarını bilen, birazcık iletişimi bilen biri olarak yalvarıyorum, yalvarıyorum. Sistemi çökertirsiniz.”
Kocabalkan’a göre tehditkâr iletişim, belirsiz yol haritaları ve yüksek sayıda halka arzın aynı anda duyurulması, yatırımcı güvenini zedeleyerek şirket bonolarına ve tahvil piyasasına bile sirayet edebilecek bir güvensizlik yaratabilir. Bazı şirket bonolarında ödeme aksaklıklarının konuşulması bu risk algısını daha da büyütüyor.
Kara para ve yasa dışı bahis soruşturmalarının yalnızca iç siyasetle açıklanamayacağını, ABD ve Avrupa’dan gelen baskıların da rol oynadığını belirten Kocabalkan, kapsam doğru çizilmezse “tuğlayı çektiğinde duvarın nereye kadar yıkılacağını bilemeyeceğini” söyledi.
Sürecin yanlış yönetilmesi halinde:
• Borsa İstanbul’da satış baskısının artabileceği,
• Şirket tahvillerine güvensizliğin bulaşabileceği,
• Halka arz–devlet borçlanması dengesinin bozulabileceği,
• Küçük yatırımcı güveninin ağır hasar alabileceği ifade ediliyor.
Kocabalkan, tüm eleştirilere rağmen SPK, BDDK ve Borsa İstanbul’a “güveni birlikte tamir edelim” çağrısı yaparak, uzman isimlerin süreçlere dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu tartışma, önümüzdeki dönemde SPK’nın halka arz planlaması, şirket bonolarındaki gelişmeler ve piyasa iletişimi üzerinde belirleyici olacak. Kocabalkan’ın “yalvarıyorum, sistemi çökertirsiniz” çıkışı, bu çerçevede kritik bir uyarı notu olarak öne çıkıyor.




