- Yeni Şafak, 17 Temmuz manşetinde “dövizden neden vergi alınmıyor” demiş, şimdi de bireysel döviz kazançlarına %25 vergi öneriyor.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, “bireysel döviz işlemleri zaten vergilendiriliyor, vergi dışılık söz konusu değil” açıklaması yaptı.
- Ancak kamuoyunda döviz yükselecek diyenlerin cezalandırıldığı bir ortamda, basının sürekli yeni vergi çağrıları yapması çelişki olarak görülüyor.
Fenerbahçe kongresinden, Merkez Bankası faiz tartışmalarına kadar birçok başlık gündemi meşgul ederken, Yeni Şafak gazetesinin döviz vergisi konusundaki ısrarı dikkat çekiyor. 17 Temmuz’daki manşetinde “dövizden neden vergi alınmıyor” sorusunu gündeme getiren gazete, bu kez bireysel döviz kazançlarına %25 oranında vergi getirilmesini önerdi.
Ancak bu tartışma yalnızca basının gündeme taşıdığı bir konu değil. Hazine ve Maliye Bakanlığı, iddialar üzerine yaptığı açıklamada, “bireysel döviz işlemlerinin vergi dışı bırakılmasının söz konusu olmadığını” belirtti. Bakanlık, döviz alım satım işlemlerinde işlem tutarı üzerinden binde 2 kambiyo vergisi alındığını ve ticari nitelik taşıyan döviz kazançlarının artan oranlı gelir vergisine tabi olduğunu vurguladı. Ayrıca, kur farkından doğan kazançların da ticari kazanç kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı.
Gelir İdaresi’nin yayımladığı özelgelerden örnekler veren açıklamada, düzenli şekilde döviz alıp satarak gelir elde eden bireylerin %40’a varan oranlarda vergi ödediğine dikkat çekildi. Dolayısıyla “vergisiz döviz” iddialarının doğru olmadığı kaydedildi.
Buna karşın bakanlık, vatandaşın maaşı ya da emekli ikramiyesiyle döviz alıp satmasının gelir vergisine tabi tutulmadığını özellikle vurguladı. Yani bireysel tasarruf amacıyla döviz alımı yapanların ekstra bir vergi yüküyle karşılaşmadığı ifade edildi.
Buradaki temel çelişki ise kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor: Döviz kurlarında yükseliş öngörüsünde bulunan bazı ekonomistler ve yorumcular “piyasa bozucu açıklama” gerekçesiyle yargılanırken, aynı dönemde basının “dövizden daha çok vergi alınsın” çağrıları yapması dikkat çekiyor. Bu durum, Türkiye’de hem maliye politikalarının hem de ifade özgürlüğü tartışmalarının döviz piyasası ekseninde kesiştiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, Yeni Şafak’ın vergi ısrarı ile Hazine’nin “mevcut düzenlemeler zaten var” yanıtı arasındaki gerilim sürerken, kamuoyu açısından esas soru şu: Döviz yatırımcısı gerçekten korunuyor mu, yoksa yeni vergi tartışmaları üzerinden piyasalara güven mi aşındırılıyor?




