Black Swan Finans Logo
Ana SayfaDünya EkonomisiCEO'ların "Yeni Dünya" Çıkmazı

CEO’ların “Yeni Dünya” Çıkmazı

spot_img
spot_imgspot_img

Üst düzey yöneticilerin her zaman bir çeşit denge ustası olması gerekir. Çalışanların, tedarikçilerin ve özellikle hissedarların ihtiyaçlarını dengelerken hükümetlerin belirlediği sınırlar içinde kalırlar. Ancak bu denge şimdi her zamankinden daha karmaşık. Dünya, hükümetlerin şirketleri yönlendirmeye çalışmasıyla tehlikeli ve düzensiz hale geliyor. Küresel şirketler ve patronları her yönden çekiştiriliyor.

Eski kurallar artık değişti. Hükümetler, pandemide kırılgan hale gelen tedarik zincirleri, daha tehditkar bir Çin ve iklim değişikliği gibi tehlikeleri dikkate alarak daha çok müdahil olmaya başlıyor. Şirket CEO’larına yeni bir çağ için yeni bir yaklaşım gerekiyor.

İşletmelerin politikaya yeniden girişi Trump dönemine yakın başladı. Sosyal konularda tavır alan patronlar, popülizme karşı hoşnutsuzluklarını belirtmenin – ve elbette çalışanlarıyla müşterilerine “erdem”lerini göstermenin bir yolunu buldular.

Oysa gerçekte cepheler daha geniş ve risk çok daha yüksek. Hükümetler her yerde gibi görünüyor. Küreselleşmenin sorunlarını düzeltmek, üretim işlerini geri kazanmak istiyorlar. Hayati teknolojileri koruyarak ulusal güvenliği artırmak istiyorlar. Ve dekarbonizasyonu hızlandırarak iklim değişikliğiyle mücadele etmek istiyorlar.

Bazı şirketler, milli şampiyonlar olmak için bayrağa sarılıyorlar. Çin ve Hindistan gibi yerlerde uzun zamandır norma dönüşen bur durum, Batı’ya doğru ilerliyor. Diğerleri politik tepkiden kaçınmayı umuyor.

Her iki strateji de kolaylıkla terse gidebilir. Yurt dışında iş yaptığınızda, vatansever söylemler problem olabilir. Intel, fabrikalarını sadece Amerika’da değil, Almanya’ya da kuruyor. Ortalama Amerikalı ve çok uluslu bir şirketin sekiz yabancı iştiraki bulunur; General Motors gibi bir devin yüzü bulur. Ve patronun gizli bir strateji olarak gördüğü şey, başkaları için kafayı kuma gömmek gibi görünebilir.

Essec Business School’da profesör Cédomir Nestorovic’e göre, bu konu geleneksel olarak işletme okullarında öğretilen bir konu değil. Okullar, artan uluslararası gerginliklere müfredatta daha fazla yer vererek yanıt veriyor. Nestorovic, Essec & Mannheim ortak EMBA’da Asya’nın jeopolitiğine odaklanan zorunlu bir ders veriyor. Devletler arasında ve içinde artan sürtüşmenin, şirket yöneticilerinin giderek belirsiz bir küresel çevrede nasıl hareket edeceğini öğrenme ihtiyacını vurguladığını söylüyor.

Nestorovic, “Küreselleşmenin otuz yıllık yürüyüşü ile şirketlerin nasıl yönetileceği, ne yapması gerektiği bir dereceye kadar belirliydi” diyor. Ancak Rusya-Ukrayna savaşından, ABD-Çin çatışmasından ve koronavirüsün ticareti bozmasına kadar, bir dizi jeopolitik şok, küreselleşmeyi sarstı ve belirsizliği körükledi. Sonuç olarak, jeopolitiği öğretmenin daha geniş bir trend haline geldiğini söylüyor.

Barcelona’daki Iese İşletme Okulu’nda yönetim uygulama profesörü olan Mike Rosenberg de bu düşünceye katılıyor. “Jeopolitik daha sıcak bir konu haline geliyor” diyen Rosenberg, birçok şirketin artık global olarak faaliyet göstermesine rağmen, yöneticilerin genellikle jeopolitik analiz eğitimi olmadığını ve küresel şoklar karşısında hazırlıksız yakalandığını söylüyor.

Rosenberg, “İş dünyası, jeopolitik konulara yeterince önem vermiyor,” derken, “Sorumluluk sahibi kişiler için bu kabul edilemez.” diye de ekliyor. Rosenberg, yöneticilerin işlerinin çekirdek alanlarının dışındaki politik ve sosyal konuları da göz önünde bulundurması gerektiğine inanarak, “Uluslararası iş liderlerinin en iyilerinde bu entelektüel merak vardır” diyor.

İspanya’nın Esade İşletme Okulu’nda Küresel Ekonomi ve Jeopolitik Merkezi’nin direktörü olan Angel Saz-Carranza’ya göre, yöneticilerin giderek daha fazla jeopolitik olayların şirkete nasıl etki ettiğine dair değerlendirme yeteneğine ihtiyacı var. Saz-Carranza, “Pratikte hemen her gün, jeopolitik olayların küresel firmaların finansal sonuçlarını ve stratejilerini nasıl etkilediğine dair bir örnek haberlere yansıyor” diyor.

Saz-Carranza, bu duruma bir örnek olarak, Moskova’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından BP’nin Rusya’nın devlet petrol şirketi Rosneft’teki hissesini elden çıkarma kararını vermesini ve bu durumun 25 milyar dolarlık maliyeti olabileceğini gösteriyor.

HEC’de ekonomi ve uluslararası ilişkiler doçenti Jeremy Ghez’e göre, okulların öğrencilere politikanın işletmeleri nasıl şekillendirdiği konusunda bilgi sağlaması yeterli değil, aynı zamanda politikayı değiştiren güçler hakkında da öğretim yapmaları gerekiyor.

“Gerçekten iş çevresini anlamak için eşitsizlik, çevre ve teknoloji hakkında daha geniş bir bilgilendirmeye ihtiyacımız var” diyen Ghez, yeni bir metodoloji çağrısında bulunuyor: “Bu metodolojinin ana özelliği, bir iş kararını hiçbir zaman bilgi boşluğuyla vermemek.”

WTW’nin politik analiz direktörü Sam Wilkin, Foreign Policy köşe yazarı Elisabeth Braw’a yaptığı açıklamada, “Şirketlerin jeopolitik risk hakkındaki tutumlarında büyük bir değişim var” dedi. “Ukrayna’daki çatışma ve ABD şirketleri için Çin ile yaşanan çatışma sonucunda, algılarda büyük bir değişim oldu. Şirketler, savaşları ve çatışmaları ciddiye almaya başladı.”

Wilkin, “İş topluluğunun en çok endişe duyduğu risk, Batı’nın Çin’e karşı duruşu, çünkü Batılı ülkeler, Çin’i sistemik bir rakip olarak görmeye istekli” diye ekledi. “Şimdi, büyük bir ekonominin küreselleşmiş bir ekonomiden çıkabileceğini hayal etmek mümkün. 2020’de hala dünyada riskli olan ülkeler vardı. O zamanlar, politik riski az olan veya hiç olmayan birçok ülkeyi içeren çeşitlendirilmiş operasyonlara sahip olduğunuz için politik risk taşıyan ülkelerde faaliyet gösterebiliyordunuz. Şimdi politik risk, bir zamanlar büyük yatırım hedefleri olan büyük dünya ekonomilerine kaydı. Şirketler, politik risk sonucunda işlerini kaybetme konusunda endişeleniyorlar” diye ifade etti.

Oxford Analytica tarafından yapılan ankette, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi, devlet destekli siber saldırılardan endişe duyuyor. Yüzde 60’a yakını, bireyleri ve şirketleri hedef alan yaptırımlar konusunda endişeleniyor. Yüzde 50’den fazlası devlet destekli finansal manipülasyonlardan endişelenirken, yüzde 40’tan fazlası devlet destekli fikri mülkiyet hırsızlığından endişe duyuyor.

GE’nin efsanevi CEO’su Jack Welch, “Eğer dışarıdaki değişim hızı, içerideki değişim hızını aşıyorsa, son yakındır” dedi.

Yapılan açıklamalara ve gelişmelere bakıldığında, durum küreselleşmiş ekonomiye kendilerini entegre etmek için son otuz yılını harcayan ve tam olarak yapmaları gerekeni yapan şirketler için iyi görünmüyor.

Kaynaklar:

https://foreignpolicy.com/2023/04/19/geopolitics-business-war-risk-ukraine-russia-china-investment/

https://www.economist.com/leaders/2023/07/27/how-to-run-a-business-in-a-dangerous-and-disorderly-world

https://www.ft.com/content/34ac549d-2ab4-42e2-a8ec-b2253c222b87

Görsel kaynak:

https://businessgraduatesassociation.com/app/uploads/2019/10/Geopolitics-world-leaders-global.jpg

spot_img

Most Popular

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

More from Author

Fonlar Tasfiye Süreci Açıklaması Geldi. 17 Eylül SPK Bülteni 2026/61 Yayımlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül 2026 tarihli kararı kapsamında Tera Portföy'ün...

Tera Grubundan Pusula Holding Açıklaması

Tera Grubu, Pusula Finans Holding ve hissedarlarının sahip olduğu bağlı şirketlerdeki...

SPK’dan Fiili Dolaşım ve Koordineli İşlem Eleştirilerini Giderecek Çalışma Geldi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği...

Avrupa’da Doğalgaz Fiyatları Yeniden Üç Yılın Zirvesinde

Referans vadeli işlem kondratları, cuma gününden bu yana yüzde 8’in üzerinde...

Read Now

Fonlar Tasfiye Süreci Açıklaması Geldi. 17 Eylül SPK Bülteni 2026/61 Yayımlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül 2026 tarihli kararı kapsamında Tera Portföy'ün beş yatırım fonunda TEFAS alım-satım işlemleri geçici olarak durdurulurken, bu fonlar için Kurul tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde tasfiye süreci öngörüldü. Tera Portföy, sürecin yatırımcıların hak ve menfaatleri en üst düzeyde korunarak, düzenleyici kurumlarla tam iş birliği...

Tera Grubundan Pusula Holding Açıklaması

Tera Grubu, Pusula Finans Holding ve hissedarlarının sahip olduğu bağlı şirketlerdeki payların devrine ilişkin sürecin henüz hukuken ve fiilen tamamlanmadığını açıkladı. Tera, Pusula Portföy tarafından yönetilen yatırım fonlarının yönetim ve sorumluluğunun henüz kendilerine geçmediğini bildirdi. Tera Grubu, Pusula Finans Holding A.Ş. ve hissedarlarının sahip olduğu bağlı şirketlerdeki payların...

SPK’dan Fiili Dolaşım ve Koordineli İşlem Eleştirilerini Giderecek Çalışma Geldi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırının yüzde 3 olmasına karar verdi. SPK, fiili dolaşım oranı ve pay sahipliğine ilişkin kararlarını açıkladı. Buna göre, 11 Eylül 2026 gün sonundan itibaren kurul, borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırının yüzde...

Avrupa’da Doğalgaz Fiyatları Yeniden Üç Yılın Zirvesinde

Referans vadeli işlem kondratları, cuma gününden bu yana yüzde 8’in üzerinde değer kazanarak Ocak 2023’ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. ABD Donanması’na ait bir savaş gemisine yönelik iki saldırı girişimine misilleme olarak ABD’nin İran’a ait ham petrol tankerlerini vurmasının ardından petrol fiyatları da yükseldi ve varil...

Yeni Orta Vadeli Program Resmi Gazete’de yayımlandı

Türkiye ekonomisinin üç yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program'ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve 2027-2029 dönemini kapsayan OVP ile temel ekonomik büyüklükler ve hedefler belirlendi. Buna göre büyüme için...

Enflasyon Rakamları Açıklandı.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustosta aylık bazda yüzde 1,84, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,57 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 31,51, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,95 olarak kayıtlara geçti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustosta 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında tüketici fiyatları...

SPK Yatırım Fonlarında Önemli Değişikliklere Gitti.

Spk Yatırım fonlarında önemli değişikliklere gitti. 28 Ağustos 2026 tarihli yeni rehberde özellikle para piyasası fonları ve serbest fonlar tarafında dikkat çekici düzenlemeler var. Rehbere ulaşmak için tıklayınız.

Avrupa’da doğal gaz fiyatı düşük stok ve arz kesintileri endişesiyle yüzde 4,7 arttı.

Avrupa'da eylül vadeli doğal gaz kontratlarının fiyatı, düşük stoklar ve arz kesintisi endişesiyle dünkü kapanışa göre yüzde 4,7 artarak megavatsaat başına 68,9 avroya yükseldi. Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören eylül vadeli kontratlarda doğal gazın megavatsaat fiyatı cuma günü...

HİSSE SİZDEN YORUM BİZDEN

-HİSSE SİZDEN YORUM BİZDEN BS Ekonomi — 41 Hisse Ligi 17 Ağustos 2026 yayını için #Hisse1 Ay MomentumKurum hedefi / konsensusAL / Pozitif kurumMomentumArtunç Notu1ASTOR🟢 Güçlü trend/konsolidasyonOrt. 410,7 / Max 452,65/6 AL🟢9.52TCELL🟡 DüzeltmeOrt. 161,5 / Max 18816 pozitif/22🟡9.43MGROS🔴 ≈-%10,6≈912 / Max 1.057Çok güçlü konsensus🔴→🟡9.24ASELS🟡 Ana trend güçlü≈400+ bandıKurum ilgisi yüksek🟢9.15EKGYO🟡≈32,6AL...

Bugün (12 Ağustos) MSCI’nin Ağustos 2026 Endeks Gözden Geçirme (August Index Review) sonuçlarını açıklaması planlanıyor. MSCI’nin resmi takvimine göre duyuru 12 Ağustos günü, Avrupa...

Türkiye açısından dikkat edilmesi gerekenler: Bugünkü açıklama esas olarak endekslere giriş-çıkışlar (MSCI Standard, Small Cap vb.) ile ilgili olacak. Haziran ayındaki yıllık piyasa sınıflandırma raporunda MSCI, Türkiye için yatırımcıların dile getirdiği şeffaflık ve serbest dolaşım (free float) hesaplamaları konularında SPK'nın attığı adımları not etmişti. Ancak MSCI, Kasım 2026 Endeks Gözden...

SPK’dan Kritik Açıklama: Yatırım Fonları Düzenlemesi Henüz Tamamlanmadı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son günlerde sosyal medyada ve bazı haber kaynaklarında dolaşan "Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Taslağı tamamlandı, yürürlük tarihi belirlendi" iddialarını resmen yalanladı. SPK'nın yayımladığı 1 Ağustos 2026 tarihli basın duyurusunda, çalışmaların halen devam ettiği, kamuoyunda yer alan tarih ve içerik iddialarının gerçeği yansıtmadığı açık şekilde...