• Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Beştepe’de düzenlenen özel programa katılarak “Türkiye Yüzyılı” vurgusu yaptı.
• Programa Devlet Bahçeli katılmazken Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve Fatih Erbakan’ın ön sırada katılması siyasi kulislerde dikkat çekti.
• Erdoğan konuşmasında savunma sanayindeki ilerlemeyi öne çıkarırken, “terör tehdidinin sıfırlandığı bir Türkiye” hedefini yineledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Beştepe’de düzenlenen “29 Ekim Özel Programı”nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 20 yılda savunma, güvenlik ve diplomasi alanlarında elde ettiği ilerlemeleri vurguladı. Konuşmasında, “Cumhuriyetimiz, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle milli iradenin şahlanışıdır,” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda yeni bir istikrar dönemine hazırlandığını belirterek, “Sadece ülkemizin değil, medeniyet coğrafyamızın tamamına huzur ve istikrar getirecek Türkiye Yüzyılı’nın kilometre taşlarını döşemeye devam ediyoruz,” dedi.
Konuşmasında savunma sanayindeki dönüşümü öne çıkaran Cumhurbaşkanı, “20 yıl öncesine kadar yüzde 80 dışa bağımlı olan savunma sanayimiz, bugün dünyayla rekabet edebilir konuma yükselmiştir,” sözleriyle dikkat çekti. Ayrıca, “Terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı, her metrekaresinde huzurun egemen olduğu bir Türkiye’yi sabırla ve azimle inşa ediyoruz,” dedi.
Programda, eski yol arkadaşları DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan’ın da en ön sırada yer alması, siyasette “normalleşme sinyali” olarak yorumlandı. Bu tablo, iktidar–muhalefet hattında son dönemde yumuşama arayışlarının sembolik bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Erdoğan ayrıca Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında, “Atatürk Uluslararası Barış Ödülü”nün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’e takdim edileceğini açıkladı.
BS Ekonomi yorumu: Beştepe’deki bu 29 Ekim manzarası, siyasette yeni bir iletişim iklimine işaret ediyor. Babacan ve Davutoğlu’nun ön sıralarda yer alması, Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik açılımlarında “kurumsal aklın” yeniden masaya dönme ihtimalini güçlendiriyor. Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” söylemi ise artık sadece kalkınma değil, politik uzlaşı ve sembolik birlik mesajı üzerinden yeniden tanımlanıyor.




