BBVA Research, Ağustos enflasyonuna rağmen yıl sonu tahminini yüzde 30’da korudu.Çekirdek enflasyon üç yılın en düşük seviyesine gerileyerek para politikasında manevra alanı yarattı.TCMB’nin önümüzdeki PPK toplantısında “sınırlı ölçekli” faiz indirimlerine kapı aralanabileceği vurgulandı.
Türkiye’de açıklanan Ağustos enflasyon verileri sonrasında uluslararası kurumların analizleri dikkat çekiyor. BBVA Research, TÜFE’nin piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesine rağmen yıl sonu için yüzde 30 düzeyindeki enflasyon öngörüsünde değişikliğe gitmedi. Banka, özellikle çekirdek göstergelerdeki yavaşlamanın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) açısından “sınırlı ölçekli faiz indirimleri” için bir hareket alanı doğurabileceğini belirtti.
Çekirdek Enflasyonda Üç Yılın Dip Seviyesi
Raporun en kritik bulgusu, mevsimsel etkilerden arındırılmış çekirdek enflasyonun (C) Ağustos ayında yüzde 1,7 seviyesinde gerçekleşmesinin muhtemel olduğuna işaret etmesi oldu. Bu oran, 2021’den bu yana kaydedilen en düşük seviyeyi temsil ediyor. BBVA’ya göre bu gelişme, manşet enflasyonun hala yüksek seyretmesine rağmen fiyatlama davranışlarında kademeli bir yumuşama ihtimaline işaret ediyor.
TCMB İçin Temkinli Adımlar
BBVA Research, enflasyondaki yavaşlamanın TCMB’ye doğrudan agresif bir faiz indirim rotası açmadığını, ancak “sınırlı ölçekli” adımların mümkün kılındığını vurguladı. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz indiriminin büyüklüğüne ilişkin belirsizlik sürerken, kurum bu çerçevede temkinli bir gevşeme patikasının masada olduğunu belirtti.
Yıl Sonu Tahmini Sabit
Banka, enflasyondaki bu geçici yavaşlamaya rağmen 2025 sonu için öngördüğü yüzde 30 tahminini değiştirmedi. Raporda, gıda fiyatlarındaki oynaklık ve hizmet sektöründeki katılığın yüksek enflasyon patikasını devam ettirdiği, bu nedenle para politikasında keskin bir iyileşme öngörülmediği ifade edildi.
Piyasa Mesajı
BBVA’nın değerlendirmesi, hem yabancı yatırımcıya hem de yerel piyasalara Merkez Bankası’nın manevra alanının sınırlı olduğuna dair bir işaret olarak görülüyor. “Sınırlı ölçekli” vurgusu, beklentilerin agresif faiz indiriminden ziyade ölçülü adımlara odaklanması gerektiğini hatırlatıyor.




