• Bahçeli, PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin YPG/SDG’yi de kapsadığını vurguladı
• SDG/YPG’nin PKK’dan bağımsız gösterilmesine sert tepki gösterdi, Mazlum Abdi’yi hedef aldı
• “Türkler ve Kürtler kader ortağıdır” mesajıyla ayrıştırıcı değil, bütünleştirici bir siyasi çerçeve çizdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK ve Suriye’deki uzantıları YPG/SDG’ye ilişkin kapsamlı ve sert bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, PKK’nın örgütsel varlığının feshedildiğini ve silahların bırakıldığını hatırlatarak, bu terör örgütünün uzantısı olan YPG/SDG’nin de aynı akıbete tabi olması gerektiğini açık bir dille ifade etti.
Bahçeli’nin açıklamalarında merkezde “İmralı’nın 27 Şubat çağrısı” yer aldı. MHP lideri, bu çağrının Türkiye açısından bağlayıcı olduğunu vurgulayarak, “PKK silah bırakmıştır. SDG ve YPG bundan bağımsız değildir” dedi. Bu ifade, Ankara’nın güvenlik yaklaşımında örgüt–uzantı ayrımının kesin biçimde reddedildiğini ortaya koydu.
Açıklamada SDG/YPG yönetimine yönelik sert eleştiriler de yer aldı. Bahçeli, “SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır” ifadesini kullanırken, Mazlum Abdi hakkında da ağır suçlamalarda bulundu. Abdi’yi “siyonizmin yandaşı, İsrail’in kuklası” olarak nitelendiren Bahçeli, aynı zamanda PKK’nın kurucu önderliğine karşı “saygısız ve sadakatsiz” davrandığını savundu.
Öte yandan Bahçeli’nin mesajı yalnızca güvenlik eksenli değildi. MHP lideri, toplumsal birlik vurgusunu özellikle öne çıkararak, “Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı da Türk’e haramdır” dedi ve “Türkler ve Kürtler kader ortağıdır” ifadesiyle etnik ayrışmaya karşı net bir siyasi duruş sergiledi.
Bu açıklamalar, sahada Suriye’nin kuzeyinde artan askerî ve diplomatik hareketlilikle birlikte okunduğunda, Türkiye cephesinde hem güvenlik hem de iç siyasi söylemin aynı hat üzerinde sertleştiğini gösteriyor. Bahçeli’nin çizdiği çerçeve, PKK–YPG–SDG hattında tek dosya yaklaşımının Ankara için değişmediğini bir kez daha teyit ediyor.




