• Anayasa Mahkemesi, enflasyonun faizi aşan kaybını hak ihlali saydı; TBMM’ye 6 ay içinde düzenleme yapma görevi verdi.
• Karar, yüz binlerce yeni davanın önünü açabilir; hukukçular yargı sisteminin bu yükü kaldıramayacağı uyarısında bulunuyor.
• Pilot karar, vatandaşların alacaklarını gerçek değerle tahsil edememesini mülkiyet hakkı ihlali olarak tescilledi.
Yüksek Mahkeme’den Enflasyon Kaybına Pilot Karar
Anayasa Mahkemesi, faiz oranlarının yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldığına hükmederek özel hukuk kişilerinin arasındaki alacak davalarında kritik bir karara imza attı. Mahkeme, faiz ile enflasyon arasındaki farkın alacaklının mülkiyet hakkını zedelediğini belirterek, TBMM’ye 6 ay içinde bu sorunu giderecek düzenleme yapılması için süre tanıdı. Böylece, faiz oranları enflasyonun altında kaldığında ortaya çıkan kayıp, anayasal hak ihlali sayılmış oldu.
Hukukçular: Yüzbinlerce Yeni Dava Geliyor
Prof. Dr. Ersan Şen, kararın “mevcut yasal düzenlemelerin enflasyon kayıplarını telafi etmeye yetmediğinin ilanı” anlamına geldiğini vurgularken, Avukat Asker Çatak, “daha önce kapanmış dosyalar dahil yüzbinlerce davanın yeniden açılabileceğini” söyledi. Bu durumun yargı sisteminde büyük bir darboğaz yaratabileceğini belirten Çatak, iş, tazminat, alacak davaları ve hatta kapanmış kredi dosyalarının bile yeniden gündeme gelebileceğini aktardı.
AİHM’ye Gidecek Dosyalar Önleniyor
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum ise kararın, binlerce dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmesini önlediğini söyledi. Batum’a göre AYM, artık “yerindelik denetimi” eleştirilerinin aksine, kişiyi devlet ve ekonomik koşullar karşısında koruyan bir çizgiye girdi. Bu karar, yalnızca faiz-enflasyon dengesizliğini değil, Türkiye’de TL’ye güven ve enflasyon algısını da doğrudan etkileyen kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.




