• Altın ve mücevher ithalatında %20’lik vergi kaldırılmadı, uygulama adı değişti
• Ek Mali Yükümlülük sona erdi, aynı oran İlave Gümrük Vergisi olarak devam ediyor
• Altın yatırımcısı açısından maliyet, arz ve fiyat dengesi değişmiyor
31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan 10804 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, altın ve mücevher ithalatına ilişkin vergi uygulamaları konusunda piyasada kafa karışıklığı yarattı. Kararın ardından, altın ve pırlanta gibi mücevher ürünlerinde Avrupa Birliği ve serbest ticaret anlaşması bulunmayan ülkelerden yapılan ithalatta uygulanan yüzde 20’lik ek verginin kaldırıldığı yönünde yorumlar gündeme geldi.
Ancak Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklama bu iddiaları net biçimde yalanladı. Bakanlık Basın Danışmanı Bekir Kaplan, söz konusu düzenlemenin vergi yükünde herhangi bir indirim içermediğini vurgulayarak, uygulamanın yalnızca teknik ve idari çerçevede yeniden yapılandırıldığını belirtti.
Kaplan’ın açıklamasına göre, 7 Ağustos 2023 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında yürürlükte olan Ek Mali Yükümlülük uygulaması 1 Şubat 2026 itibarıyla kaldırılıyor. Ancak bu kaldırma, yüzde 20’lik verginin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Aynı oran bu kez İlave Gümrük Vergisi adı altında uygulanmaya devam ediyor. İthalatçı açısından bakıldığında fiili vergi yükünde hiçbir değişiklik söz konusu değil.
Bakanlık, GTİP 7113, 7114, 7115 ve külçe altını kapsayan 7108 pozisyonundaki ürünlerde ithalat sırasında tahsil edilen yüzde 20’lik mali yükümlülüğün aynen sürdüğünü, yalnızca verginin hukuki tanımının değiştirildiğini vurguladı. Amaç; vergi oranlarını düşürmek değil, mevzuat bütünlüğü ve idari uyumu sağlamak olarak tanımlandı.
Bu düzenleme altın yatırımcısı açısından ne anlama geliyor?
Kısa yanıt: Fiyatlama dinamiklerinde yapısal bir değişiklik yok. İthalat maliyetlerini doğrudan etkileyen yüzde 20’lik vergi aynen korunduğu için, fiziki altın arzı üzerinde ilave bir gevşeme ya da baskı yaratacak yeni bir unsur ortaya çıkmıyor. Dolayısıyla “vergi kalktı, altın ucuzlar” beklentisinin karşılığı bulunmuyor.
Altın fiyatları açısından belirleyici olmaya devam eden ana faktörler; küresel ons fiyatı, döviz kuru, iç talep, Merkez Bankası ve bankacılık sistemi üzerinden yürüyen altın likiditesi olacak. İthalat vergisinde fiili bir indirim olmadığı için, iç piyasada gram altın fiyatını aşağı çekecek yapısal bir etki oluşmuyor.
Özetle, Resmi Gazete’de yayımlanan karar bir vergi indirimi değil; teknik bir yeniden adlandırma ve uygulama sadeleştirmesi niteliği taşıyor. Altın yatırımcısı açısından tablo değişmiyor: İthal altının maliyeti aynı, fiyatlama dengeleri aynı, risk ve getiri dinamikleri ise küresel piyasalara ve kur hareketlerine bağlı kalmaya devam ediyor.




