• 2026’da TCMB yıl boyunca 8 faiz kararı, 4 enflasyon raporu ve 2 finansal istikrar raporu açıklayacak
• Kredi derecelendirme kuruluşları Fitch, Moody’s ve S&P Global yıl geneline yayılan takvimle Türkiye riskini izleyecek
• Vergi, MTV ve emlak vergisi başlıkları özellikle yılın ilk ve üçüncü çeyreğinde nakit akışı açısından kritik olacak
2026 yılına girerken ekonomi ve piyasalar açısından izlenecek takvim büyük ölçüde netleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararları, enflasyon raporları ve finansal istikrar değerlendirmeleri yıl boyunca fiyatlama davranışlarının ana belirleyicileri olmaya devam edecek. Buna ek olarak kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları ve vergi takvimi, hem piyasalar hem de şirket bilançoları açısından kritik eşikler yaratıyor.
Yılın ilk çeyreği, para politikası açısından yoğun başlıyor. 22 Ocak’ta TCMB’nin ilk faiz kararı alınacak. Hemen ardından 23 Ocak’ta Fitch ve Moody’s değerlendirmeleri izlenecek. Şubat ayı, hem mali hem makro başlıkların öne çıktığı bir dönem olacak. 2 Şubat MTV son günü, 12 Şubat Enflasyon Raporu I ve 17 Şubat Kurumlar Geçici Vergi tarihi, özellikle şirketler ve bireysel mükellefler açısından dikkatle takip edilecek. 12 Mart’ta TCMB’nin ikinci faiz kararı açıklanacak, ayın sonuna doğru ise Ramazan Bayramı takvimde yer alıyor.
İkinci çeyrekte para politikası ile mali başlıklar iç içe ilerliyor. 17 Nisan’da S&P Global değerlendirmesi, 22 Nisan’da TCMB faiz kararı öne çıkıyor. 30 Nisan’da 2025 yılı kurumlar vergisi ödemesi yapılacak. Mayıs ayı, Enflasyon Raporu II, Kurumlar Geçici Vergi ve Finansal İstikrar Raporu ile yoğunlaşıyor. Kurban Bayramı ise ayın son haftasında yer alırken, 1 Haziran emlak vergisi son günü olarak takvimde öne çıkıyor.
Yılın üçüncü çeyreği, hem faiz hem kredi notu başlıklarının çakıştığı bir dönem olacak. 11 Haziran TCMB faiz kararıyla başlıyor, Temmuz ayında ise Fitch, Moody’s ve TCMB kararları art arda geliyor. 31 Temmuz MTV son günü, 13 Ağustos Enflasyon Raporu III ve 17 Ağustos Kurumlar Geçici Vergi tarihi, yaz aylarında piyasaların gündemini belirleyecek.
Son çeyrekte para politikası ve mali disiplin yeniden ön plana çıkıyor. 10 Eylül ve 22 Ekim’de TCMB faiz kararları açıklanacak. 16 Ekim S&P Global değerlendirmesi, 12 Kasım Enflasyon Raporu IV ve 17 Kasım Kurumlar Geçici Vergi tarihiyle birlikte yılın makro çerçevesi büyük ölçüde tamamlanacak. 27 Kasım Finansal İstikrar Raporu, 30 Kasım emlak vergisi son günü ve 10 Aralık TCMB’nin yılın son faiz kararıyla 2026 finansal takvimi kapanacak.
Genel çerçeve, 2026’nın hem para politikası hem de mali yükümlülükler açısından yüksek tempolu bir yıl olacağını gösteriyor. Piyasalar açısından özellikle faiz kararları ile kredi notu değerlendirmelerinin aynı dönemlere denk gelmesi, volatilite riskini artıran temel unsur olarak öne çıkıyor.




