Black Swan Finans Logo
Ana SayfaDövizYaz Sezonu Hayal Kırıklığı...

Yaz Sezonu Hayal Kırıklığı Yarattı: Turizmde Derin Endişe

spot_img
spot_imgspot_img

Yaz sezonu beklenen hareketi getirmedi; otellerde konaklama süreleri yüzde 10 kısalırken, doluluk oranları da yüzde 5 geriledi. Turist girişleri Mayıs’ta yüzde 1,8 düştü; indirimler bile talebi artırmaya yetmedi. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin artık alternatifsiz bir destinasyon olmadığını ve stratejik adımlar atılmazsa 2026’nın da kaybedileceğini söylüyor.

Yaz sezonunun başlamasıyla Türkiye turizminde beklenen hareketlilik gerçekleşmedi. Kış aylarının kötü geçmesiyle başlayan daralma, yaz dönemine de yansıdı. Otellerde konaklama süreleri ortalama %10 kısaldı. Bu durum, zaten zayıf seyreden doluluk oranlarını daha da aşağıya çekti. Türkiye genelindeki tesislerde doluluklarda yüzde 5 civarında düşüş yaşandığı belirtiliyor. Turizmciler, doluluk oranlarının şu anda yüzde 70-80 bandında seyrettiğini, karlılık hedeflerinin yakalanamadığını ifade ediyor. Normalde temmuz ve ağustos aylarında yapılan ufak indirimlerin turist talebini artırdığını hatırlatan sektör temsilcileri, bu yaz indirimlerin dahi işe yaramadığını, turistlerin fiyat odaklı kampanyalara eskisi kadar ilgi göstermediğini söylüyor.

Birçok destinasyonda istediği fiyatlardan satış yapamayan işletmeler, maliyet baskısıyla karşı karşıya. Parası olan turistler İspanya ve Fransa gibi rakip ülkelere yöneldi. Sektör temsilcileri, “Türkiye turizmde alternatifsiz bir ülke değil. Turizm imajımız zedeleniyor. Stratejik adımlar atmazsak 2026’yı da kaybedeceğiz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Mayıs ayında turist girişlerinde gerileme izlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, mayısta Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 1,8 düşüşle 5,04 milyon olurken, Ocak-Mayıs döneminde de bir önceki yıla göre yüzde 1 gerileyerek 15,63 milyon olarak gerçekleşti.

Personel maliyetleri yüzde 50’yi aştı

Konaklama süresi kısaldı, doluluk azaldı

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya’ya gelen turist sayısının 30 Haziran itibarıyla %1 düştüğünü, konaklama sürelerinin ise %10 kısaldığını belirtti. Ortalama konaklama süresinin 8 gün olduğunu ifade eden Kavaloğlu, “Çok kötü bir kış geçirdik. Ama Nisan, Mayıs, Haziran çok kötü geçmedi. Temmuz ayında ivmelenme bekliyoruz. Antalya’nın Temmuz-Ağustos’ta 2 milyon turist hedefi var. Bunun altına düşmemek için çalışıyoruz. İran ve İsrail savaşı Orta Doğulu turistleri etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşının bitmemiş olması da bizi etkiliyor. Pahalılığa gelirsek; Türkiye’nin rakipleri İspanya, Yunanistan, Fransa. Böyle bakınca oteller pahalı değil, dışarısı pahalı” dedi.

Turist bütçesi sarsıldı, indirimler etkili olmuyor

Turizmin kötüye gitmesinin tek bir sebebi olmadığını vurgulayan Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili, savaşların uçak koltuklarında azalmaya neden olduğunu söyledi. Antalya’ya gelen yolcu sayısında eksilme olduğunu belirten Sili, “Haziranda doluluklarda %5’lik düşüş yaşandı. Temmuz ayında ön rezervasyonlarda da beklenen hareket yok. Rusya, Almanya gibi kaynak pazarlarımıza istediğimiz fiyattan satış yapamıyoruz. Düşük ve orta gelirli turistin bütçesi sarsıldı. Küçük ve orta ölçekli işletmeler kar marjlarını düşürdüler, bu yıl bir şekilde para kazanarak kapatacaklar ama önümüzdeki yıl daha büyük sıkıntı bekleniyor. Personel maliyetleri %50’yi aştı. Turizm dinamik bir sektör, bunları düzeltebiliriz” diye konuştu.

Türkiye pahalı destinasyon algısından kurtulmalı

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, yılın ilk 5 ayının beklentilerin altında geçtiğini, ancak yılın geri kalanında tabloyu tersine çevirecek gelişmeler yaşanabileceğini ifade etti. Saatçioğlu, Antalya başta olmak üzere birçok destinasyonun geçmişte çeşitli zorlukları aştığını hatırlatarak, geride kalan 2024-2025 kış sezonunun ekonomik açıdan en ağır geçen dönemlerden biri olduğunu söyledi. Maliyetlerin hızla arttığını, döviz kurundaki oynaklık ve alım gücündeki düşüşün sektör üzerindeki yükü daha da artırdığını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin, yurt dışındaki turistler gözünde giderek daha pahalı bir destinasyon olarak algılandığını, bu olumsuz imajın tanıtım faaliyetleriyle tersine çevrilmesi gerektiğini vurguladı. Jeopolitik risklerin ve ekonomik belirsizliklerin de tatil kararlarını doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi.

İstanbul’da temmuz-ağustos satışları zayıfladı

İstanbul’un tarihi yarımadasında faaliyet gösteren Armada Otelcilik Yönetim Kurulu Başkanı Kasım Zoto ise, gelişmelerin yarattığı tedirginlikle temmuz ve ağustos aylarına ilişkin yeni satışların çok zayıfladığına dikkat çekti. Zoto, “Bu tür problemler sadece Orta Doğulu turisti etkilemiyor, Batı’dan gelen rezervasyonları da etkiliyor. Mesela Temmuz- Ağustos satışları şu anda çok zayıf. İnsanlar ‘bir şey olur mu, İstanbul’a kadar uzanır mı’ endişesi duyuyor. O nedenle mevcut rezervasyonların bazıları iptal olurken, yeni rezervasyonlar da çok azaldı” dedi.

Türkiye pahalı ülke imajı oluşturdu

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi ve Baş Danışmanı Hamit Kuk ise dolulukların %70-80 arasında seyrettiğini, yapılan indirimlerin son dakika satışlarını canlandırmadığını belirtti. Kuk, “Pazarda sunduğumuz fiyatlarla talep alamadık. Normalde temmuz-ağustos aylarında doluluklar düşük olunca ufak indirimlerle son dakika turisti çekerdik, şimdi indirimler işe yaramıyor. Antalya’da Kundu ve Belek’te doluluklar yüksek, Alanya, Kemer’de düşük. Kuşadası, Marmaris, Bodrum boş. Türkiye’nin pahalı olduğu biliniyor ama bu yıl özellikle turistin de bütçesi darda. 500 Euro tatil yapan, bu yıl 400 Euro’ya nereye giderim diye baktı. Turist kendi ülkesinde 1,5 Euro’ya kahve içerken, burada 4 Euro’ya kahve içiyor, bira fiyatlarını söylemiyorum bile. Türkiye, erken rezervasyonlarda satış alamadı. Parası olan turist İspanya, Fransa’ya gitti. Şu anda İspanya’nın bazı bölgeleri bile Türkiye’den ucuz kaldı. Mısır’da Türk yöneticiler oranın hizmet kalitesini değiştiriyor. Türkiye turizmde alternatifsiz ülke değil. Turizm imajımız zedeleniyor. Stratejik adımlar atmazsak 2026’yı da kaçıracağız. Türkiye pahalı ülke imajına sahip oldu. Bu sadece otellerle ilgili değil; restoran, bar gibi işletmelerdeki fiyat artışlarının da düzenlenmesi gerekiyor. Bütün bunlar Türkiye’nin imajını kötü etkiliyor. Avrupa pazarında rekabet çok dişli; İspanya, Yunanistan, İtalya gibi ülkeler çok yakın. Asya pazarında zaten yokuz. Orta gelirli turiste hitap ediyorduk, şimdi onların çoğunu Yunanistan aldı, üçüncü lige düşüyoruz. Türkiye’ye yeni strateji lazım. 40 yıllık strateji artık işe yaramıyor” dedi.

spot_img

Most Popular

More from Author

EKONOMİ İNSANDIR! FAİZ,DÖVİZ,BORSA YALAN!

Sabah saat 09:30’da Ekonomist TV ekranlarında Artunç Kocabalkan, alışılmış piyasa yorumlarının...

MERKEZ BANKASI NE YAPACAK? : ALİ ÇUFADAR VE DR. ARTUNÇ KOCABALKAN CEVAP VERİYOR

Enflasyon beklentilerinde revizyon: Piyasa katılımcıları anketi yıl sonu TÜFE beklentisini %25,4'e...

Dünyayı Okumak İçin; The Economist Makaleleri ve BSEkonomi

The Economist makaleleri artık Türkçe erişimde. Tüm BS Ekonomi yayınları tek paket...

BİST’TE YÜKSELİŞ TREND BAŞLANGICI MI?

Borsa İstanbul’da yükseliş tartışması kritik eşiğe geldi Uzmanlar trend başlangıcı mı yoksa...

Read Now

EKONOMİ İNSANDIR! FAİZ,DÖVİZ,BORSA YALAN!

Sabah saat 09:30’da Ekonomist TV ekranlarında Artunç Kocabalkan, alışılmış piyasa yorumlarının dışına çıkarak çarpıcı bir çerçeve çizdi: “Ekonomi insandır.” Faiz, döviz ve borsa gibi finansal göstergelerin yalnızca birer sonuç olduğunu, asıl belirleyicinin insan davranışı, toplumsal yapı ve güven duygusu olduğunu vurguladı. https://www.youtube.com/live/9Y-y453l9-s Kocabalkan’a göre son dönemde yaşanan gelişmeler, bu...

MERKEZ BANKASI NE YAPACAK? : ALİ ÇUFADAR VE DR. ARTUNÇ KOCABALKAN CEVAP VERİYOR

Enflasyon beklentilerinde revizyon: Piyasa katılımcıları anketi yıl sonu TÜFE beklentisini %25,4'e yükseltti. Faiz projeksiyonu: Piyasa, 22 Nisan'daki PPK toplantısında 60 baz puanlık sembolik bir indirimle faizin %36,4 seviyesine çekilmesini bekliyor. Stratejik soru işareti: Mart ayı yıllık enflasyonu %30,87 olarak gerçekleşirken, Merkez Bankası "sıkı duruş" mesajını mı koruyacak yoksa "ince...

Dünyayı Okumak İçin; The Economist Makaleleri ve BSEkonomi

The Economist makaleleri artık Türkçe erişimde. Tüm BS Ekonomi yayınları tek paket altında toplanıyor. 990 TL’lik abonelikle içerik üretimine doğrudan destek sağlanıyor. BS Ekonomi, içerik üretimini büyütmek ve okuyucuya daha güçlü bir bilgi akışı sunmak için abonelik modelini devreye aldı. bsekonomi.com üzerinden erişilebilen sistemde, hem platformun tüm yayınlarına ulaşmak hem...

BİST’TE YÜKSELİŞ TREND BAŞLANGICI MI?

Borsa İstanbul’da yükseliş tartışması kritik eşiğe geldi Uzmanlar trend başlangıcı mı yoksa geçici tepki mi sorusuna odaklanacak Dr. Artunç Kocabalkan ve Dr. Tuğberk Çitilci canlı yayında piyasayı değerlendirecek. https://www.youtube.com/live/jHqHCsj0NCQ Borsa İstanbul’da son dönemde hızlanan fiyat hareketleri, yatırımcıların odağını “yeni bir yükseliş trendi mi başlıyor?” sorusuna çevirmiş durumda. Küresel belirsizliklerin ve iç...

BORSALARI KİM İPTEN ALDI? 12 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Küresel finansal piyasalar, yüzeyde dikkat çekici bir sakinlik ve direnç sergiliyor. Hisse senetleri zirvelere yakın kapanırken, döviz piyasalarında dolar zayıflıyor, tahvil faizleri ise görece kontrollü bir bantta kalmayı sürdürüyor. İlk bakışta bu tablo, yatırımcıların jeopolitik riskleri sindirdiğini ve yeni bir dengeye ulaşıldığını düşündürebilir. https://www.youtube.com/live/CGZw9XO1vGs Ancak bu yorum, tehlikeli bir...

MACARİSTAN SEÇİMLERİ VE PETROL BAĞLANTISI

Avrupa’nın siyasi haritasında kritik bir eşik daha geride kalırken, Macaristan seçimlerinin sonuçları yalnızca Budapeşte’yi değil, enerji piyasalarını ve jeopolitik dengeleri de doğrudan etkileyebilecek bir başlık olarak öne çıkıyor. https://www.youtube.com/live/o9k3HZf2QIs Özellikle Viktor Orban yönetiminin Rusya ile kurduğu enerji temelli ilişki, seçim sonuçlarını klasik bir siyasi rekabetin ötesine taşıyor. Bu seçim,...

Hazine’den Altın Açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda tartışma yaratan “altın bakiyesi düşüyor” iddialarına ilişkin net bir açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu değişimin bir kayıp değil, 2026 borçlanma stratejisi kapsamında alınmış bilinçli bir karar olduğunu vurguladı. Açıklamaya göre Hazine, altın cinsi borçlanmalarda çevirme oranını kontrollü şekilde düşürerek borç kompozisyonunu yeniden...

ANLAŞMA YOK! ŞİMDİ NE OLACAK? HİSSE ÖNERİLERİ – Üyelere Özel

Küresel piyasalarda belirsizlik derinleşirken, beklenen anlaşmanın çıkmaması risk fiyatlamasını yeniden yukarı taşıdı. Jeopolitik tansiyon, enerji fiyatları ve faiz beklentileri üzerinden şekillenen yeni denklemde yatırımcıların en kritik sorusu artık net: “Şimdi ne olacak?” https://www.youtube.com/live/Q4hsD28_24Q Bu soruya yanıt, Ekonomist TV’de yapılacak üyelere özel soru-cevap yayınında aranacak. Dr. Artunç Kocabalkan, anlaşma sonrası...

Kazanmanın Yolu: Doğru Portföy

Nakit ve risksiz pozisyon dönemi sona eriyor, portföylerde risk artırımı öne çıkıyor Hisse senetleri ve altın, enflasyon ve TL riski karşısında iki temel araç olarak öne çıkıyor Döviz yerine altın, düşük riskli dolar varlıkları yerine Eurobond ve fonlara geçiş öneriliyor. https://www.youtube.com/watch?v=yygPP5a7ZcI Küresel jeopolitik risklerin gölgesinde şekillenen piyasa dinamikleri, yatırım stratejilerinde yeni...

BÜYÜK BİR YIKIMA GİDİYORUZ!… ALTIN MI? NASDAQ MI?

Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilim ve enerji şokları, yatırımcıları yeniden güvenli liman arayışına yönlendiriyor Altın fiyatlarında yukarı yönlü baskı güçlenirken, teknoloji hisselerinde kırılganlık tartışması öne çıkıyor Dr. Artunç Kocabalkan, “yıkım senaryosu” ve yatırım tercihlerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu https://www.youtube.com/watch?v=7W4vU2mfZK8 Küresel piyasalarda son dönemde gözlenen görece sakinlik, artan risk başlıklarıyla birlikte yeniden...

ŞİMDİ DOĞRU RİSK ALMA ZAMANI? NE YAPILMALI?

• Küresel piyasalarda yükseliş sürerken risklerin yeterince fiyatlanmadığı tartışması öne çıkıyor• Yüksek faiz, dirençli enflasyon ve jeopolitik gerilim aynı anda masada• Dr. Artunç Kocabalkan, sabah 09:30’da Ekonomist TV’de piyasaların yönünü değerlendirecek https://www.youtube.com/watch?v=n2M_CZXU_pg Küresel piyasalarda son haftalarda dikkat çeken güçlü yükseliş, yatırımcıların “şimdi risk alma zamanı mı?” sorusunu yeniden gündeme...

KRAMP BARIŞI KISA VADELİ RALLİ Mİ TREND DEĞİŞİMİ Mİ ? ŞİMDİ NE YAPMALI ?

• Jeopolitik cephede “Trump barışı” beklentisi piyasada risk iştahını geçici olarak artırıyor• Hisse senetleri ve riskli varlıklarda yukarı yönlü tepki görülürken, emtia tarafında denge arayışı sürüyor• Yatırımcılar açısından kritik soru: Bu hareket kısa vadeli ralli mi, yoksa yeni bir trendin başlangıcı mı? https://www.youtube.com/watch?v=gX3GRU23XPw Küresel piyasalarda son günlerde fiyatlamanın merkezinde...